-
-
Konularına Göre Şiir Türleri
Konularına Göre Şiir Türleri1. Lirik ŞiirDuygu ve düşüncelerin coşkulu bir dille anlatan şiire lirik şiir denir. Eski Yunan edebiyatında şairler şiirlerini Lyra (lir) denilen bir sazla söyledikleri için bu tür şiirlere lirik denilmiştir. Lirik şiir, dünya edebiyatında en çok işlenen ve sevilen şiir türüdür. Lirik şiirler insan yüreğine seslenen, okunduğunda insanı duygulandıran, coşkulandıran şiirlerdir. Batı edebiyatında Rönesans devrim şairlerinin (Petrerca, Ronsard) daha sonra da ilke olarak içe dönüklüğü benimseyen romantik şairlerin (Lamartine, Hugo, Goethe, Schiller) duygusal ve öznel bir nitelik gösteren şiirlerin bu türün başarılı örnekleridir. Ne zaman seni düşünsem Bir ceylan su içmeye iner Çayırları büyürken görürüm Her akşam seninle Yeşil bir zeytin tanesi Bir parça mavi deniz Alır beni Seni düşündükçe Gül dikiyorum elimin değdiği yere Atlara su veriyorum Daha bir seviyorum dağları (İlhan BERK) Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak, Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana. Ahmet Muhip Dıranas Kara dutum, çatal karam, çingenem Nar tanem, nur tanem, bir tanem, Ağaç isem dalımsın salkım saçak Petek isem balımsın oğulum Günahımsın vebalimsin. Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan Yoluna bir can koyduğum, Gökte ararken yerde bulduğum Karadutum, çatal karam çingenem Daha nem olacaktın bir tanem? (Bedri Rahmi EYÜBOĞLU) ENDÜLÜSTE RAKS Zil, şal ve gül. Bu bahcede raksın bütün hızı… Şevk akşamında endülüs üc defa kırmızı. Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir İspanya neş'esi ile bu akşam bu zildedir. Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri, İşveyle devriliş, örtünüşleri… Her rengi istemez, gözümüz şimdi aldadır. İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.. Alnında halka halka aşüfte kakülü Gögsünde yosma gırnatanın en güzel gülü… Yahya Kemal BEYATLI ************************************** Gönül gurbet ele çıkma Ya gelinir ya gelinmez Her dilbere meyil verme Ya sevilir ya sevilmez Erzurumlu Emrah Hani, o bırakıp giderken seni Bu öksüz tavrını takmayacaktın Alnına koyarken veda buseni Yüzüme bu türlü bakmayacaktın Orhan Seyfi Orhon *********************************** 2. Pastoral ŞiirÇoban ve kır yaşamını, doğa güzelliklerini anlatan şiirlere pastoral şiir denir. Pastoral şiirlerin her türlü süsten, yapmacıktan, gösteriş ve söz oyunlarından uzak bir yapısı vardır. Bunlara bukolik şiir (çoban şiiri) de denir. Pastoral şiirin iki biçimi vardır: İDİL: Bir ozanın ya da çobanın ağzından yazılıp kır yaşamının çekiciliğini, güzelliğini anlatan çobanın aşkı yansıtan kısa şiirlere denir. EGLOG: BİR kaç çobanın karşılıklı konuşmaları yoluyla oluşturulan, aşk, kır yaşamı üzerine duygu ve düşüncelerini yansıtan pastoral şiirlere denir. Avludan geçtiğini gördü gelinin Suya gidiyordu öğle güneşinde Ardında bebesi yalınayak Geride Karabaş Tozlu yoldan Söğütlerin oradaki çeşmeye Yalağında bulutlar yıkanan çeşmeye Oktay RIFAT ************************************** Gümüş bir dumanla kapandı her yer Yer ve gök bu akşam yayla dumanı Sürüler, çeşmeler, sarı çiçekler Beyaz kar, yeşil çam, yayla dumanı Ömer Bedrettin UŞAKLI ****************************************** BİNGÖL ÇOBANLARI Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum. Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum. Bekçileri gibiyiz ebenced buraların, Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun Nadir duyabildiği taze bir heyecanla, Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına, Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına. Kemalettin Kamu ************************************ ÇOBAN ÇEŞMESİ Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi, Ey suyun sesinden anlıyan bağlar, Ne söyler su dağa çoban çeşmesi. Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi, Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar, Tarihe karıştı eski sevdalar. Beyhude seslenir, beyhude çağlar, Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi… Faruk Nafiz ÇAMLIBEL ******************************************** 3. Epik ŞiirEpik sözcüğü, Yunancada destan anlamındaki epope den gelmektedir. Yazının bulunuşundan önceki dönemlerde ulusların hayatında derin izler bırakan tarihsel olayları dile getiren destanlar epik şiir sayılır. Epik şiirlerde yiğitlik, kahramanlık, savaş. temaları işlenir. Her epope ( destan) ya da epik şiirlerde tarihsel bir gerçek vardır. Epik şiir bu gerçekten kaynaklanır. Epik şiirlerin çoğu, okuyucuyu coşkulandırdığı için lirik özellikler de taşır. Durduk, süngü takmış kafir ayakta Bizde süngü yok Bir hayret kızıllığı akardı üstümüzden Dehşetten daha çok Durduk, süngüsü düşmanın pırıl pırıl, Önümüze çıktı bir gündüz,bir gece Korku değil haşa Bir büyük düşünce. F.Hüsnü DAĞLARCA ************************************************* Kalktı göç eyledi Avşar elleri, Ağır ağır giden eller bizimdir. Arap atlar yakın eder ırağı, Yüce dağdan aşan yollar bizimdir. Belimizde kılıcımız Kirmani, Taşı deler mızrağımın temreni. Hakkımızda devlet etmiş fermanı, Ferman padişahın, dağlar bizimdir. Dadaloğlu'm bir gün kavga kurulur, Öter tüfek davlumbazlar vurulur. Nice Koçyiğitler yere serilir, Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir. Dadaloğlu ******************************************* 4. Didaktik ŞiirBelli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Eski çağlarda ozanların eğitici öğretici bir kişi olduğu kabul ediliyordu. Eski Yunan edebiyatında Hesiodos bu türün ilk örneklerini vermiştir. Türk edebiyatında "ta'limî" terimi de aynı anlamda kullanılmıştır. Manzum hikâyeler ve fabllar da bu gruba girer. KARGA İLE TİLKİ Bir dala konmuştu karga cenapları; Ağzında bir parça peynir vardı. Sayın tilki kokuyu almış olmalı; Ona nağme yapmaya başladı: "Ooooo! Karga cenapları, merhaba! "Ne kadar güzelsiniz; ne kadar şirinsiniz "Gözüm kör olsun yalanım varsa "Tüyleriniz gibiyse sesiniz "Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın." Keyfinden aklı başından gitti bay karganın; Göstermek için güzel sesini Açınca ağzını düşürdü nevâlesini. Tilki kapıp onu dedi ki: "Efendiciğim, Size küçük bir ders vereceğim; Alıklar olmasa iş kalmaz açık gözlere; Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire" Karga şaşkın, mahcup biraz da geç ama, Yemin etti gayrı faka basmayacağına. Çev: Orhan Veli ****************************************** Şunlar ki çoktur malları Gör nice oldu halleri Sonucu bir gömlek imiş Anında yoktur yenleri Yunus EMRE ************************************** Tembellikten vazgeçelim, Okumayı yol seçelim, Okumak, bilmektir derim, Daha çok okumak gerek… Bülent Özcan *************************************** Kitap en iyi arkadaş Bana neyi sorsam söyler. Ne anlatsa en sonunda Çalış, iyi, doğru ol der Fazıl Hüsnü Dağlarca Güzel dil, Türkçe bize, Başka dil, gece bize. İstanbul konuşması En saf, en ince bize Ziya Gökalp ****************************************** 5. Satirik ŞiirEleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay, durum, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden, didaktik şiir içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur. Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv, Halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda ise yergi verilir. KUYRUKLU ŞİİR Uyuşamayız, yollarımız ayrı; Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi; Senin yiyeceğin kalaylı kapta; Benimki arslan ağzında, Sen aşk rüyası görürsün, bense kemik. Ama seninki de kolay değil kardeşim, Kolay değil hani, Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü. Orhan Veli KANIK ******************************** Pek rengine aldanma felek eski felektir Zira feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir Allaha sığın şahs-ı halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir Bed asla necabet mi verir hiç üniforma Zerdüz palan ursan eşek yine eşektir Bed mâye olan anlaşılır meclis-i meyde İşret, güher-i âdemi temyize mihenktir Nush ile yola gelmeyeni etmeli tektir Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir Nâdânlar eder sohbet-i nâdânla telezzüz Divânelerin hemdemi divâne gerektir Aff ile mübeşşer midir eshâb-ı meratip Kanun-i ceza âcize mi hâs demektir Milyonla çalan mesned-i izzetde serefrâz Bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir İman ile din, akçadır erbâb-ı gınâda Namus ü hamiyyet sözü kaldı fukarada (Ziya Paşa) Benim bu gidişe aklım ermiyor Fukara halini kimse sormuyor Padişah sikkesi selam vermiyor Kefensiz kalacak ölümüz bizim 6. Dramatik ŞiirTiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün (19. yy.) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır. Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve komedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır. Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı'ya açıldığımız dönemde (Tanzimat) Batı'da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi… Batı edebiyatında Corneille, Racine, Shakespeare;Türk edebiyatında Namık Kemal, Abdülhak Hamit Tarhan, Faruk Nafiz Çamlıbel dramatik şiirin en güzel örneklerini vermişlerdir. Halketsem esirlerle leşker, Mahveylesem ordularla asker, Olsa bana hep mülûk çâker; Cinsince o iktidar münker, Fevkimde uçar tuyûr-u kemter! Âvâze-i dehr iken tanînim, Gördüm ana değmiyor enînim; Milletlere karşı âhenînim; Bir âfete karşı nazenînim. Afetse de ey ilâh göster! Bilmem bana ân mı, şân mı lâzım? Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım? Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım? Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım? Canan mı güzel, cihan mı hoş-ter? Abdülhak Hâmit TARHAN
-
-
admin profil fotoğrafını değiştirdi
-
-
-
-
BU ELLER MİYDİ
admin, Serenay_OZKAN'yi takip etmeye başladıadmin, musadenizle'yi takip etmeye başladıadmin, gokcenakarsu'yi takip etmeye başladıadmin, geceninkizi'yi takip etmeye başladıadmin, cengiz_suslu'yi takip etmeye başladıadmin, denizfeneri'yi takip etmeye başladıadmin, aynur_avci'yi takip etmeye başladı
- TÜRKÜLER AŞKI ANLATSA
Sen değil misin aşk Şu türküleri yazdıran, Dillerde acı acı söyletip, Gözlerde yaşı akıtan, Çok seviyorum Ama yok bir türkü Bütün özlemiyle aşkımı anlatan... Her türkü ihaneti anlatıyor, Bir de ayrılığı.. Seviyorum onu ama Dokunamıyorum aslında, Olsun gene de yazsınlar aşkı da, Atmasınlar ayrılığı ortaya... Ne tuhaftır seversin Sevilmezsin.. Dokunmak ister dokunamazsın Unuturum deme yapamazsın, Çığlıklar atmak ister ama bağıramazsın, Çok düşünürsün ama sende bu gidişleri anlayamazsın Türkülerle anlatmak istersin ama isyansız türkü bulamazsın...- DÜZCE KÖFTESİ
Püreyi hazırlamak için patatesleri haşlayıp,kabuklarını soyarak rendeleyin. Zeytinyağı,tuz ve limon suyunu ekleyerek iyice ezin.Pürüzsüz kıvama gelince kaşıkla şekil vererek servis tabağına alın. Köfteler için kıymaya yumurta,mısır unu rendelenmiş soğan,yenibahar,karabiber,kimyon tuz ve tereyağını ilave ederek yoğurun. İyice yoğuduktan sonra yuvarlak ve yassı köfteler hazırlayın.Önceden kızdırmış olduğunuz yağda arkalı önlü kızartarak patates püresiyle servis yapın. NOT: isterseniz püre yerine kızarmış patates ile servis yapabilirsiniz. AFİYET OLSUN...- ÖZGÜRSÜN...
Gidiyorsun öyle mi? farklı bir veda bu. gözlerime bakmıyorsun, dönmeyeceksin eylül gidişi değil bu, farklı diğerlerinden, biliyorum. başka bir kadın desem?.yok değil. gözlerindeki ışıltı. özgürlüğün resmi yanılmıyorum şimdi git birgün dönersen ben burada,bıraktığın yerdeyim gitme desem?gideceksin işte o zaman ben seni tamamen kaybedeceğim onun için git şimdi özgürsün?. N.Ayan- SAYGI
Dolu başak eğilirmiş, Sen eğilmedin ki. Biraz ukala,biraz küstah, Saygı nedir bilmedin ki, Şişirilmiş balon gibi, Havalanma sakın öyle, Bir iğneye bakar havan. Saygı nedir bilmedin ki. Olduğun gibimisin, Olmak istediğin gibi mi, Gerçek sen hangisi Bunu anlamadım ki. Havalanıp durma öyle, Onunda bir sonu vardır. Tepetaklak geliverirsin. Saygı nedir bilmedin ki. Nuran Ayan- ÖZLEDİM...
Sisli,puslu bir sabah yine buralarda?. Hayatımda herşeye yön verdim de, Duygularıma söz geçiremiyorum yine, Özledim seni. Mavini özledim,gri sabahlarını, Hergün yetişmek için koştuğum, Şehir hatları vapurunu, Bir de Babıali yokuşunu, Şaşırdın değil mi? Senden ne kadarda şikayet etmiştim oysa, Yokuşundan,trafiğinden,akmayan sularından, Özledim işte Hayatımda her şeye yön verdim de, Şu yüreğime söz geçiremedim Doğduğum şehir İSTANBUL Özledim seni?. N.Ayan- Serenay ÖZKAN Hakkında
Biyografi Serenay Özkan, 10 Ekim 2004 tarihinde İstanbul'un Beykoz ilçesinde doğmuştur. Çocukluğunu Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde geçirmiş, ortaokul döneminde şiire yönelmiş, lise yıllarında Viata adlı ilk şiir kitabı Dorlion Yayınları tarafından 2019 yılında yayımlayarak yazarlık kariyerine adım atmıştır. Şiirleri çeşitli dergilerde ve fanzinlerde yayımlanmıştır. Farklı Bir Mehtap adlı hikâye kitabı, Yol Akademi Yayın Grubu kapsamında düzenlenen aylık edebiyat yarışmasında yayımlanmaya değer görülerek basım hakkı kazanmış ve 11 Kasım 2025'te yayımlanmıştır. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü'nde devam etmektedir. Sizlere yeni eserim olan Farklı Bir Mehtap ile geldim. Kitap henüz yayımlanmadı, görsel tanıtım amaçlıdır. Farklı Bir Mehtap kırklı yaşlarındaki yalnız bir adamın İstanbul ‘un en eski semti olan Beyoğlu’nda uyuduğu gecelerin hakkını vermek istemesiyle başlar. Çok yakında sizlerle. SERNAY ÖZKAN ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYIN- Gülşen SARIOĞLU Hakkında
10. Kasım 1962 Samsun Çarşamba doğumlu - Geçimlerini çiftçilikle ve Gurbetlerden çalışarak sağlayan, babanın dokuz evladından biridir. (Dokuz evladın Dört tanesi bakımsızlıktan vefat etmiştir) İlkokulu doğduğu köyde bitirmiştir. Ortaokula Çarşamba, Merkezde devam etmiştir, Küçük yaşta evlendirilmiş eğitim hayatına son verilmiştir. Cehaletin acısını çok erken yaşta yaşamıştır. İki kız ve bir erkek evladı vardır. Çocuklarını büyütürken, kendi de hayatın içinden acı tatlı günleri yaşayarak Hayat Okuluna devam etmiştir. Çocukları okula başlayınca kendine iş yeri açar ve birkaç yıl çalışma hayatına devam eder. Daha sonra iş yerini kapatır değişik sektörlerde, çalışma hayatına devam eder...- Miyaser GÜLŞEN Hakkında
1958 Bayburt doğumlu (aslen Rizeli) . Ailesi ile birlikte Hamburg'da yaşadı. İlk şiirlerini Hamburg'da yazdı. Şiir ve güfteleri muhtelif gazete, dergi ve kitaplarda yayınlanmakta. Bir çok şiiri çeşitli antolojilerde yayınlandı. Bazı şiirleri Azeri Türkçesine çevrilerek Azerbaycan'da yayınlandı. Kadıköy Belediyesinin düzenlediği şiir yarışmasında "Güzel Kadıköy" isimli şiiri ile birinci olmuştur. TRT Repertuarında güftelerini yazdığı bir çok şarkısının yanısıra, hem Kahraman Ordumuz için, hem de Atatürk için yazdığı Sn. Pınar KÖKSAL tarafından bestelenen iki adet Marşı da mevcut (Genelkurmay Başkanlığı repertuvarında da bulunmakta) Güftelerini besteleyen bazı bestekarlar: Ahmet Kadri RİZELİ, Asım KÜLAH, Ayşe Pınar KÖKSAL, Cem ADALI, Emin ÖZYER, Erol GÜNGÖR, Ferhat SARMUSAK, Güray SOĞANCI, Hasan DEMİRCİ, Hüseyin BİTMEZ, Hüseyin SOYSAL, İsmail Zafer GÖKÇE, İsmet Nedi- Galip SERTEL Hakkında
Öğretmen, Şair; Bulgaristan'ın Silistre ili, Bistra (Akpınar) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bezmer (Abdullah) köyünde tamamladı. 1960'da Dobriç (Hacıoğlu Pazarcık) şehri Pedagoji Öğretmen Okulu'ndan mezun olup Doğruca'nın muhtelif köylerinde öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda Dobruca ve Deliorman yöresinde Ahmet Cebeci'nin kurduğu illegal "Gençler Birliği" teşkilatına katıldı. Silistre sancağında Türkçe yayınlanan Ziya gazetesinde çalıştığı 1968'de rejim karşıtı "aksi inkılapçı", Türk milliyetçisi vb. suçlamalara maruz kalıp görevden alındı, Bulgar Komünist Partisi gençlik kolları Komsomol teşkilatından ihraç edildi. Çeşitli kurumlarda memur, işçi olarak çalıştı. 1985'te Bulgaristan'da komünist rejim tarafından dünya camiası önünde tantanalı söylemlerle propagandası yapılan, aslında dini İslam olan azınıklara karşı ırkçı, azgın bir şoven yaptırım olan "soya dönüş" adlı soykırım sürecinde Roman toplama kampında tutuklu kaldı. Bulgaristan'ın demokrasiye geçiş günlerinde Silistre şehri Hak ve Özgürlükler Hareketinin kurucularındandır. İl Koordinatörü HOH Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine seçilen Sertel, 1990'da Türkiye'ye göç edip İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da öğretmen ve idareci olarak çalışan Sertel 2005'te emekli olmuştur. Şair, evli ve iki çocuk babasıdır. Sertel'in edebiyata ilgisi daha çocukluk günlerinde başlamıştır. Çocuk denecek yaşlarda Türkçe, Bulgarca gazete ve dergilerde şiir, hikâye, söyleşileri yayınlanmıştır. Sertel, Taş Toprak Dobruca adlı şiir kitabında Bulgaristan Türklerinin 1985-1989 yılları arasında maruz kaldıkları işkenceleri, yaşadıkları acıları son derece trajik bir anlatımla ifade eder. Sertel; her bir şiir, tiyatro sahnesini andıran birçoğu şiir-hikâye örneği olan bu metinlerde Bulgaristan Türklerinin asimilasyon karşısındaki tavırlarını, göç sürecini, ana vatana uyum sağlama çabalarıyla öz yurda dinmeyen hasret duygularını psikolojik ve sosyolojik boyutlarıyla destansı bir anlatımla dramatize eder.- Louis ARAGON Hakkında
Louis Aragon, siyasal eylemci ve komünist şair, romancı ve deneme yazarı. Bugünkü Fransız ozanlarının en önemlilerinden biri olarak bilinir. Özellikle, Türkçeye Mutlu Aşk Yoktur adıyla çevrilen şiiriyle tanınır. 1959'dan sonra Nobel Edebiyat Ödülü'ne sık sık aday gösterilmiştir. Vikipedi Doğum: 3 Ekim 1897, Paris, Fransa Ölüm tarihi ve yeri: 24 Aralık 1982, Paris, Fransa Eşi: Elsa Triolet (e. 1939–1970) Filmler: Gülüm Elsa, Video 50, La Rose et le Réséda Etkilendiği kişi: André Breton, Tristan Tzara, Vladimir Mayakovski Ebeveynleri: Louis Andrieux, Marguérite Toucas-Masillon- Kazım DEMİR Hakkında
1977’de doğdu. İlkokul üçüncü sınıfta ilk şiir ve öykülerini yazdı. 2001 yılında “öteki şiir” birimini kurdu. Şiir üzerine araştırmaların yanı sıra, şiir ve tiyatro birleşimiyle ses ve görselliği müzik ritimleriyle bütünleştirdi. 2005 yıllında ilk şiir kitabı “kirpikleri ıslak gri”yi çıkardı. Aynı yıl ekin şiir atölyesini kurdu. Şiir çalışmalarını atölye çerçevesinde geliştirip, şiir üzerine birçok etkinlik düzenledi. 2006 yıllında Önsöz Sanat Edebiyat dergisinde “bir işçinin günlüğü” adlı anı dizisini 5yıl yayımladı. Ulusal gazetelerde kısa dönemli yazılarının yanı sıra sanat edebiyat dergilerinde ve antolojilerde şiirlerine yazılarına yer verildi. 2009’da “el izlerim” şiir kitabı yayımlandı. Birçok seminere konferansa katıldı. Kitap fuarlarında ve çeşitli illerde adına imza günleri söyleşiler düzenledi.- Cemil ARSLAN Hakkında
1967 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğdu. İlkokulu Niksar Şahinli Köyü’nde, ortaokulu İstanbul Gaziosmanpaşa İmam Hatip Ortaokulu, liseyi Üsküdar İmam Hatip Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Lise ve üniversite yıllarında, üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’da özel sektörde uzun süre farklı alanlarda çalıştı ve bir süre yöneticilik yaptı. Toplumsal sorumluluk ve insani duyarlılık konusundaki çalışmaları, projeleri ve etkinlikleri; Milliyet, Hürriyet, Akşam, Posta, Habertürk, Sözcü, Cumhuriyet, Yeni Şafak, Yeni Mesaj, Sabah, Star, Doğru Haber, Vatan gazetelerinde yayınlandı. Yine çalışmaları Kanal 60, Güneş TV, Kanal T, SRT, Kanal D, ATV, A Haber, TGRT Haber, TRT Haber, Fox TV, Kanal A ve Ulusal TV kanallarında haber olarak yer aldı. Uluslararası faaliyetleriyle dünyamızı aydınlatan Yeryüzü Doktorları Derneği, aynı zamanda Üsküdar İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği ve ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin üyesi. Yaklaşık 50 adet TÜBİTAK projesinde gönüllü olarak görev aldı. Ayrıca çeşitli sivil toplum örgütlerinde üyelik, yönetim kurulu üyeliği, genel sekreterlik, genel denetleme kurulu başkanlığı ve il başkanlığı yaptı. Halen eğitimciliğe, psikolojik ve sosyolojik araştırmalara devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.- Tayfun KARAKAŞ Hakkında
Jump to content