-
BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE
Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil Yol oldur ki doğru vara Göz oldur ki Hakk'ı göre Er oldur alçakta dura Yüceden bakan göz değil Doğru yola gittin ise Er eteğin tuttun ise Bir hayır da ettin ise Birine bindir az değil Yunus bu sözleri çatar Sanki balı yağa katar Halka metâları satar Yükü gevherdir tuz değil
-
EY YARENLER, EY KARDAŞLAR
Ey yarenler, ey kardaşlar Ecel ere ölem bir gün İşlerime pişman olup Kendi özüme gelem bir gün Yanlarıma kona elim Söz söylemez ola dilim Karşıma gele amelim Nettim ise görem bir gün Oğlan diğer danışmana Seladır dosta düşmana Şol dört tekbir namaz ile Dahi tamam kılam bir gün Beş karış bez durur donum Yılan çıyan yiye etim Yıl gece obrula sinim Unutulup kalam bir gün Başıma dikeler hece Ne erte bilem ne gece Alemler umudu hoca Sana ferman olam bir gün YUNUS EMRE sen bu sözü Dahi tamam etmemişin Tek yürüyeyim neyleyim Üstadıma gelem bir gün
-
AŞKIN ELİNDEN
Bilmem nideyim Kanda gideyim Aşkın elinden Aşkın elinden Meskenim dağlar Durmaz kan ağlar Gözyaşım çağlar Aşkın elinden Kaddim yay oldu İşim vay oldu Bağrım nay oldu Aşkın elinden Dinle zarımı Verdim serimi Kodum arımı Aşkın elinden Varım vereyim Üryan olayım Zevke ereyim Aşkın elinden YUNUS'un sözü Kan ağlar gözü Doğrudur özü Aşkın elinden
-
SEVERİM BEN SENİ CANDAN İÇERÜ
Severim ben seni candan içerü Yolum vardır bu erkândan içerü Şeriat tarikat yoldur varana Hakikat meyvesi andan içerü Beni bende demen bende değilim Bir ben vardır bende benden içerü Beni benden alana ermez elim Kim kadem basa Sultandan içerü Süleyman kuş dilin bilir dediler Süleyman var Süleyman'dan içerü Tecelliden nâsib erdi kimine Kiminin maksûdu bundan içerü Senin aşkın beni benden aluptur Ne şirin derd bu dermandan içerü Miskin Yunus gözü tuş oldu sana Kapunda bir kuldur senden içerü
-
ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN
Acep şu yerde var m'ola Şöyle garip bencileyin Bağrı başlı gözü yaşlı Şöyle garip bencileyin Gezdim Urum ile Şamı Yukarı illeri kamu Çok istedim bulamadım Şöyle garip bencileyin Kimseler garip olmasın Hasret oduna yanmasın Hocam kimseler duymasın Şöyle garip bencileyin Söyler dilim ağlar gözüm Gariplere göynür özüm Meğer ki gökte yıldızım Şöyle garip bencileyin Nice bu dert ile yanam Ecel ere bir gün ölem Meğer ki sinimde bulam Şöyle garip bencileyin Bir garip ölmüş diyeler Üç günden sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin Hey Emre'm Yunus biçâre Bulunmaz derdine çare Var imdi gez şardan şare Şöyle garip bencileyin
-
SELAM OLSUN
Bu dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selam olsun Sela verin kastımıza Gider olduk dostumuza Namaz için üstümüze Duranlara selam olsun Ecel büke belimizi Söyletmiye dilimizi Hasta iken halimizi Soranlara selam olsun Eceli gelenler gider Hepsi gelmez yola gider Bizim halimizden haber Soranlara selam olsun Tenim ortaya açıla Yakasız gömlek biçile Bizi bir asan vechile Yuyanlara selam olsun Derviş Yunus söyler sözün Yaş doludur iki gözün Bilmeyen ne bilsin bizi Bilenlere selam olsun
-
ÇIKTIM ERİK DALINA
Çıktım erik dalına Anda yedim üzümü Bostan ıssı kakıyıp Der ne yersin kozumu Uğruluk yaptı bana Bühtan eyledim ona Çerçi de geldi aydur Hani aldın gözünü Kerpiç koydum kazana Poyraz ile kaynattım Nedir diye sorana Bandım verdim özünü İplik verdim cullaha Sarıp yumak etmemiş Becid becid ısmarlar Gelsin alsın bezini Bir serçenin kanadın Kırk katıra yüklettim Çift dahi çekemedi Şöyle kaldı kazanı Bir sinek bir kartalı Salladı vurdu yere Yalan değil gerçektir Ben de gördüm tozunu Bir küt ile güreştim Elsiz ayağım aldı Güreşip başamadım Gövündürdü özümü Kafdağından bir taşı Şöyle attılar bana Öylelik yola düştü Bozayazdı yüzümü Balık kavağa çıkmış Zift turşusun yemeğe Leylek koduk doğurmuş Baka şunun sözünü Gözsüze fısıldadım Sağır sözüm işitmiş Dilsiz çağırıp söyler Dilimdeki sözümü Bir öküz boğazladım Kakladım sere kodum Öküz ıssı geldi der Boğazladın kazımı Bundan da kurtulmadım Nideyim bilemedim Bir çerçi de geldi der Kani oldum gözgümü Tosbağaya sataştım Gözsüz sepek yoldaşı Sordum sefer nereye Kayseri'ye azami Yunus bir söz söylemiş Hiç bir söze benzemez Münafıklar elinden Örter mana yüzünü
-
SELAM OLSUN
Bu dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selam olsun Sela verin kastımıza Gider olduk dostumuza Namaz için üstümüze Duranlara selam olsun Ecel büke belimizi Söyletmiye dilimizi Hasta iken halimizi Soranlara selam olsun Eceli gelenler gider Hepsi gelmez yola gider Bizim halimizden haber Soranlara selam olsun Tenim ortaya açıla Yakasız gömlek biçile Bizi bir asan vechile Yuyanlara selam olsun Derviş Yunus söyler sözün Yaş doludur iki gözün Bilmeyen ne bilsin bizi Bilenlere selam olsun
-
ÇIKTIM ERİK DALINA
Çıktım erik dalına Anda yedim üzümü Bostan ıssı kakıyıp Der ne yersin kozumu Uğruluk yaptı bana Bühtan eyledim ona Çerçi de geldi aydur Hani aldın gözünü Kerpiç koydum kazana Poyraz ile kaynattım Nedir diye sorana Bandım verdim özünü İplik verdim cullaha Sarıp yumak etmemiş Becid becid ısmarlar Gelsin alsın bezini Bir serçenin kanadın Kırk katıra yüklettim Çift dahi çekemedi Şöyle kaldı kazanı Bir sinek bir kartalı Salladı vurdu yere Yalan değil gerçektir Ben de gördüm tozunu Bir küt ile güreştim Elsiz ayağım aldı Güreşip başamadım Gövündürdü özümü Kafdağından bir taşı Şöyle attılar bana Öylelik yola düştü Bozayazdı yüzümü Balık kavağa çıkmış Zift turşusun yemeğe Leylek koduk doğurmuş Baka şunun sözünü Gözsüze fısıldadım Sağır sözüm işitmiş Dilsiz çağırıp söyler Dilimdeki sözümü Bir öküz boğazladım Kakladım sere kodum Öküz ıssı geldi der Boğazladın kazımı Bundan da kurtulmadım Nideyim bilemedim Bir çerçi de geldi der Kani oldum gözgümü Tosbağaya sataştım Gözsüz sepek yoldaşı Sordum sefer nereye Kayseri'ye azami Yunus bir söz söylemiş Hiç bir söze benzemez Münafıklar elinden Örter mana yüzünü
-
BEN AĞLARIM YANE YANE
Ben ağlarım yane yane Aşk boyadı beni kane Ne akılem, ne divane Gel gör beni aşk neyledi Derde giriftar eyledi Gah eserim yeller gibi Gah tozarım yollar gib Gah akarım seller gibi Gel gör ben aşk neyledi Derde giriftar eyledi Ben Yunus'u biçereyim aşk elinden avareyim Baştan aşağı yareyim Gel gör ben aşk neyledi Derde giriftar eyledi
-
ARAYI ARAYI BULSAM İZİNİ
Arayı arayı bulsam izini İzinin tozuna sürsem yüzümü Hak nasip eylese görsem yüzünü Ey sevdiğim (ya Muhammet) canım arzular seni Ali ile Hasan, Hüseyin anda Sevdası gönüllerde muhabbet canda Yarın mahşer gününde hak divanında Ya Muhammet canım arzular seni Yunus meth eyledi seni dillerde dillerde dillerde hem gönüllerde Arayı arayı gurbet ellerde Ey sevdiğim canım arzular seni
-
SİZ DEDİM DE F, O DENİZLER ALDI BENİ
Siz dedim de f, o denizler aldı beni. Sabah haliniz o eski suları geçtim. Helene'nin baktığı denizlerde Paris'dim. Yeni sesler buldum, renkler, diller yeni Kral yalnızlıklarımda düşündüm sizi O çok günler Çin denizlerinde gittim Sular, güneşler onlardı, karşılaştırdım İstanbul gibiydiniz belki daha da yeni Bu denizler ne güzel böyle değil mi f, Hayır siz o denizlere bakıp geçtiniz Kaldı işte sünnet'lerimde olduğu gibi f Kaldı a'dan z'ye bütün baktıklarınız. Eski zamanda gelseydiniz ölümsüz olurdunuz. Benim zamanımda geldiniz ölümsüz oldunuz.
-
ÇOK UZUN BIR GÜNDÜ AŞKA DÖNÜYORDUM
Çok uzun bir gündü aşka dönüyordum Çok uzun, yavrum, çok uzun seni sevmekten İşte diyordum ilk öpüş işte masmavi yarığın İşte yedisi sabahın ve ıslak ağzının İşte eski bir otu kasıklarının ve karnının İşte dilinin getirdikleri işte ormanlarım İşte döşekte çırılçıplak upuzun uyanışın İşte kayaya vuran eski gölgen eski sesin İşte o ağzındaki esmer kuş o yaban ırmak Kal öyle diyordum böyle anadan doğma iç içe Kal öyle ilkin orandan öpeceğim diyordum Aşk ki karadır tek heceli bir sözcüktür İşte tam böyle, sevdalım, tam böyle diyordum.
-
BÜTÜN TÜRK GEÇLİĞİNE
I Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset. Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın. Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et; Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın. Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın. Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın; Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın, Tek başına dileğe doğru at salmalısın. Ezilmekten çekinme... Gerilemekten sakın! İradenle olmalı bütün uzaklar yakın, Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın, Ateşe atılmalı, denize dalmalısın. Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan! Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan? Mefkuresinden başka her varlığı unutan, Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın... II Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak, Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin; Senin de bu dünyada nasibin var savaşmak!... Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin. Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla, Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova, yayla... Hayata ne biçimde geldinse bir borayla Daha sert bir kasırga içinde biteceksin. KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından, Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından. Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından. Belki öldükten sonra bir parça güleceksin. Yüz paralık kurşunla gider 'HAYAT' dediğin; 'Tanrı yolu' uzaktır; erken kalk sıkı giyin. Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin Güzel Kızıl Elma'na varmadan öleceksin. III Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini, Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına. Işıksız kulübende boranın esişini Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına. Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca; Namert bir el arkandan seni vurur kadınca; Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına... Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar, Senin büyük derdinden başkaları ne anlar? Vicdanını 'Paris'e, 'Moskova'ya satanlar, Küfür diye bakarlar senin dualarına. Hey arkadaş!... Bu yolda ben de coşkun bir selim, Beraberiz seninle, işte elinde elim. Seninle bu hayatın gel beraber gülelim, Ölümüne, gamına, tipisine, karına... IV Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile, Onu bütün gücünle vuracaksın çağında. Savaş... Bunun tadını ey Türk sen bulamazsın, Ne sevgili yanında, ne baba ocağında... Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara, Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara... Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara 'Çanakkale' ufkunda, 'Sakarya' toprağında. Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra... Doğru sözü 'Kül Tegin' kitabesinde ara... Lenin'den bahsederse karşında bir maskara, Bir tebessüm belirsin sadece dudağında. Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar! Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar... Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar? Ruhlarımız buluşur elbet 'Tanrıdağı'nda... V Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin, Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da, Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın, Yorgunluğu gidermek serin bir su başında. Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan? Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak'tan. Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan, Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında. Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın, Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın. Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın, Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında. Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç! Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç... Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç, Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında...
-
MUTLAK SEVECEKSİN
Sevda gibi bir gizli EMEL ruhuna sinmiş; Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş. Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş, Bir sır ki bu, ölsen bile asla açamazsın... Anlatması imkansız olan öyle bir an ki, Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki... Bak emrediyor: Daldığın alemden uyan ki, Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...
simpsonsoner
Üye
-
Katıldı
-
Son Giriş
Jump to content