Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

Olmayacaksam senin, açmayacaksam vuruşlarına kapımı, haramsa nefesin nefesime

Toprak helaldir bedenime!!

Aşkın didaktik maddeleri olamıyor işte, koyamıyorsun sınırları, cümlelerin yapman gerekenlerle kurulamıyor.. Onlarda tıpkı benim gibi yarım yamalak gözlerin önünde..

İnzivalara gebe yarınlar biriktiriyorum sana, korkagın tekiyim geçemiyorum ki karşına..

Diyemiyorum, canımsın, seninim gel!!! Ne OLuRRR diye..

Anlatmıyor mu duruşum..Bu kadar mı aciz bakışlarım..Bu kadar mı küçücügüm karşında..

Kallavi hayalperestliklerim, adına yakılmış düşler arşivimde saklı..

Ben sana ait olsam ne çıkar, sen başkasının olduktan sonra..

başkasına bakıp, başkasına dokunduktan sonra

Başkasına yanıp başkasına emanet etmişken kalbini, biçareligimi nasıl atarım küçücük bedenim üzerinden

Taksiratım affedilir mi mahşerde..

Ben canıma degil sevdama kıymaya gidiyorum..

Sevdam sevdama kıyacak kadar büyük çünkü!!

Çünkü sen böylesi sevdamı göremeyecek kadar sevdalısın sevdalına..

Dar geliyor sokaklar, kaldırımlar kaçırmıyor beni senden..

Lambalar aydınlatmıyor uzaklarımı..Ayaklarım kaçak ve militan sesler çıkarırken, gece her adımda bagıra bagıra usanmadan yazarken seni içime, ve yıldızlar bile anlayamıyorken sebeb-i terk-i diyarı,

bir tek sana ait olanlar ilişemiyor, taş koyamıyor sessiz yolculu uma..

Çünkü sana ait olan her şey onun..

Geçipte karşıma, ona sahip bakışını yerleştirirsen gözlerim önüne, ölüme giden bir yaşanmışlık bile bırakmazsın zaten kefenime..

Herşeyi ardıma koydum..

Ve almadım düşlerimi de yanıma, rastlarsın zamanı silik bir mekanda..

Gidiyorum..

5 Yorum

Önerilen Yorumlar

Normal davranıyorduk sanki her şey mükemmelmiş gibi.. Eksik bir şey yoktu, her şey oldukça fazlaydı bize göre.. İnancımız büyüktü.. Düşünceliydik, anlayışlıydık.. Aklımıza kötü bir şey getirmiyorduk.. Sezdiğimiz an, barikatlar kuruyorduk içimizde gizliden gizliye.. Korkunun hiç bir türü yerleşmemeliydi içimize, gölgelememeliydi bizi..

Gözümüzden sakınırcasına saklıyorduk korkularımızı.. Öyle değer veriyorduk ki, incitirsek intikam için kendilerini ortaya atarlar, bizi baştan başa kuşatırlar diye..

Hiç yoklarmış gibi davranmaktı oysa bütün aptallık.. Orada olduklarının farkında değilmiş gibi davranarak yapmıştık en büyük hatayı..

Şimdi bedelini ödeme zamanı.. Hiç farketmeden, kendi kendimize yarattığımız bir çatlaktan sızıyorlar tüm bedenimize.. Şimdi tek korkumuz, sakladığımız korkularda yok olmak..

Bir zaman sonra acıtmaz derler. Bağışıklık kazanırmışız, aldırmazmışız. Böyle de yaşamayı öğrenir, böyle de devam edebilirmişiz. Özlemez, anmaz hatta hatırlamazmışız.

İlk zamanlar bile öyleymiş. Hissetmiyorsunuz.. Sıkıntı gibi yüreğiniz sıkışıyor ama hepsi bu. Ağlayamıyorsunuz bile... Düşünmüyorsunuz.

Ne zamandı hatırlamıyorum, ağlamıştık. O kadar çok ağlamıştık ki bırakmıştık ucunu bazı hislerin... Hissetmesek de olurdu, nasılsa hepsinin yerine ağlamıştık. Kaybettik sonra o pırıltıyı da. Aramadıkta...

Daha dündü, hatırlıyorum; korkmadığını haykırıyordu boşluğa. Korkmuyorum, geleceksen gel! Sinmiştim köşeme, bacaklarıma sarılmış, düşmemek için tutarken kendimi... Fısıldadım bende; korkuyorum ben.

Sana Akıyorum Kaygısızca,

Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.

Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.

Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.

Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.

Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.

Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.

Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın.

Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.

Sana akıyorum, çünkü hayatın uslanmaz ruhusun sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.

Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.

Sadece bunu söleyip susmak isterdim.Ebediyen susmak..Çünkü canım yanıyor..Konuştukça,arzuladıkça,özledikçe,en kötüsü yaşadıkça canım yanıyor...

İyiliklerim bile güçsüzlüğümden..Güçsüzlüğümdendi,beni daha çok kırmasınlar diye kenidimi adamalarım olmadı insanlara!.

Çünkü ne zaman aşka büyülensem,o çok eski korkum bana yaralı kendimi hatırlattı..Ne zaman aşka büyülensem,aynı anda ayrılığın o korkunç hüznü kalbimi yaraladı..

Suç senin değil,özlemek değil,en büyük acı.bu giderek büyüyen boşlukmuş..en büyük dert KİMİ ÖZLEDİĞİNİ,KİMİ SEVDİĞİNİ BİLEMEMEKMİŞ.

Sevgili.öyle bir yanlış verdi ki bu dünya,ben seni çok karanlıkta kaldığım zamanlarda özlüyordum.

Geceleri,kokuna hasret yatağımda ter içinde uyanmak kendimin bie affetmediği bir bencillikle,KALBİNDEKİ TEK AŞKIN BENİMKİ OLMASI İÇİN GÖZ YAŞLARI İÇİNDE TANRIYA YALVARMAK OLDU!..

Varlığımı hisset...

Yokluğumda; omuzun da olan başımı,

saçlarının arasında dolaşan ellerimi,

yanaklarında gezinen parmaklarımı HİSSET...

Sen, gözlerinle ararken mutluluğu,

gözlerimin gözlerine hap soldoğunu FARKET

ve HİSSET kalbimdeki kıvılcımların, teninde yaktığı yerleri...

Yalnızlığınla baş başa olduğunda; senin için nefes alışımı HİSSET...

Seni düşlediğimi, hayallerimde var olduğunu, yüzüne esen, saçlarını

dağıtan,

senin için gönderdiğim rüzgarları HİSSET...

Arkandaki gölgene bak arada,

yanında olmadığımda,

arkandaki gölgen olduğumu FARKET...

...Ve, bil ki...

"Kim anlar?" dediğinde;

anlatmaya gerek bile duymadan,

bakınca her şeyini anlayabileceğimi,

sımsıkı sarılabileceğini,

dizleri kıran gözyaşlarını değil;

düştüğü zaman dizlerimi titreten, gözyaşlarını akıtabileceğini....

Dualarımı sana gönderdiğimi

ve tutamayacağın uzaklıkta olmadığımı da bil.

İstediğin noktada kalacağımı

ve istenmediğim an, sessizce limanından ayrılacağımı...

Fırtınaların sadece içimde kopmasına izin vereceğimi

ve seni sonsuza dek içimde saklı tutacağımı FARKET...

Kıymetlim olarak kalacağını bil diye yazıyorum;

SENİ SEN OLDUĞUN İÇİN SEVECEĞİMİ BİL SADECE....

SADECE...SADECE SENİ YAŞIYACAĞIMI BİL SEN YOKKEN BİLE SADECE...

Guest
Yorum Ekle...