Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
geçen gün menekşe aldım pazardan
ıssız bir koya düştü yolum
kumsalında dolaştım yalınayak
denizkestaneleri topladım kıyıdan
midye kabuğu doldurdum ceplerime
kimi sedefli kimi çizgili
yarı gömülü olanlara gitti elim hep
var mıdır sence bir sebebi
güneş sen gibi yakmadı yine de
denizin tuzu değildi
yanaklarımdan dudağıma süzülen
neden menekşeydi bilmiyorum
Hanife nine seni sordu sabah
kara gözlü yiğidim nerede dedi, diyemedim
desem de anlayabilir miydi?
yaz güze döndü de soframda hala eksik tabağın
o günden beri yatağın sen tarafında yatmıyorum
çektiğimiz zulüm yetmedi mi adamım
neden menekşe aldım bilmiyorum
kedimizin yavruladığını söylemiş miydim
hepsini dağıttım komşulara
biri hariç
ona kıyamadım o kadar ben ki
dünden beri menekşenin dibinde uyuyor
seversin diye sütlaç yapıyorum
kaşık dönüyor da dönüyor
yüreğimin yanık kokusu burnumda
gözlerim dalgın, sözlerim düğüm
arada telefona bakıyorum ekranı kapkara
menekşeye su verdim mi acaba
unuttum bak
saçlarımı istediğin gibi boyattım
sevdiğin bluzum var üstümde
kolyeni de hiç çıkarmıyorum boynumdan
her sabah gelişine hazırlanıyorum
kapıyı açtığımda beni istediğin gibi gör diye
ilaçlarımı da almıyorum ne zamandır
kulaklarımı da tıkadım duymuyorum hiçbir şey
gözlerim yolda, bir de bahçede ki kuru dallarda
durgunluğumu soranlara hiç diyorum
hiç
menekşe güneşsiz kaldı
RENGİN ALACAATLI