Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
ben bir gebere otuyum lara nın falezlerinde
denizden otuz metre yükseklikte...
mavinin kokusundan meyvelerimin mayhoşluğu
..................................................sarhoşluğum
dalgalar bastırır iç çekişlerimi içim sızlar
bu kadar yakın ve uzak olmak akdenize
kopsa bir fırtına kabarsa deniz
gözlerimin içine içine dolsa okyanuslar
açsam avuçlarımı yalvaracak kimsem yok
tanrım Gazzeli bir kız çocuğunun kanlı parmaklarında
ve kim bilir bombalardan korumak için
hangi taşın altına sakladı...
Bree yakup
neden öldürmeye elverişli oğulların...
tanrım kayıp
ya sizin ki ?
nepalli bir şairin çığlığı gelir umutlu
benim dinim diyor
'pişmanlık duymadan yaşayabilmek ve
pişmanlık duymadan ölebilmek'
cevapla beni tanrım
neden içimizdeki engellenemez öldürme çılgınlığı
keşke hep çocuksu oyunlarda kalabilseydik...
benim dinimse koparıp köklerimi
lara nın falezlerinden düşmek denize
en güzel otomobili yapmak deniz boncuklarından
ve kıyasıya yarışmak deniz atlarıyla
sevişebilmek yunuslarla balinalarla...
avuçlayabilmek kansız ellerimle
yahudi bir çocuğun günahsız ellerini...
yok illaki rodos a mı gitmeli
ve bir rodoslu bakirenin ellerinden mi
sunmalı sevdamı...
bir gebere otuyum lara nın falezlerinde
ve her gün şavkımında ayyaş bir pezevengin
idrarıyla yıkıyorum yüzümü
bir rus yosmasının gözyaşlarına tanıklık edip
ağlıyorum...
takılıyor gözlerim aşık bir martının süzülüşüne...
ezop aralık ikibinsekiz