Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

neizm

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Hoşgeldin Aşk Safalar Getirdin Yüreğime Hoş geldin AŞK, Safalar getirdin yüreğime... Bunca yıl yolunu gözledim Bir gün, Apansız gelirsin diye... Son demindeydim acıların Ve içimdeki sancıların. Daha önce nerelerdeydin, Hangi gönüllere girdin kim bilir Habersiz, sessiz sedasız... Ben seni bekledim Yüreğim sakin ve ıssız.. Gözlerimden düşün artık Benim tatlı hüzünlerim! Düşün ve uzaklara gidin.. Pembe düşlerim size küskün bundan sonra... Ey karanlık gecelerim.. Ey beni çaresizliklerde Kimliğimi değiştiren.. Kılıktan kılığa sokan /biçim biçim.. Bana her zaman Bir hicazdan, bir hüzzamdan Şarkılar söyleten gecelerim... Bundan böyle acı tutmaz içim Sizlerden vazgeçtim. Hoş geldin AŞK, Sevinçler getirdin yüreğime.. Bir düğün şarkısıyım bundan böyle... Oysa Ben seni bir bilmece bilirdim. Ne zaman seni arasam sözcüklerde A, harfinden öte gidemedim. Geriye kalan Yirmi sekiz harf uçuşurdu gözlerimin önünde Seni bir türlü çözemedim.. Kafam karışırdı seni düşününce Aklım dururdu.. Yokluğun, yoksulluğum olurdu.. Hoş geldin AŞK Ne iyi ettin de geldin. Safalar getirdin yüreğime... Necdet GÖKNİL
  2. ben bir gebere otuyum lara nın falezlerinde denizden otuz metre yükseklikte... mavinin kokusundan meyvelerimin mayhoşluğu ..................................................sarhoşluğum dalgalar bastırır iç çekişlerimi içim sızlar bu kadar yakın ve uzak olmak akdenize kopsa bir fırtına kabarsa deniz gözlerimin içine içine dolsa okyanuslar açsam avuçlarımı yalvaracak kimsem yok tanrım Gazzeli bir kız çocuğunun kanlı parmaklarında ve kim bilir bombalardan korumak için hangi taşın altına sakladı... Bree yakup neden öldürmeye elverişli oğulların... tanrım kayıp ya sizin ki ? nepalli bir şairin çığlığı gelir umutlu benim dinim diyor 'pişmanlık duymadan yaşayabilmek ve pişmanlık duymadan ölebilmek' cevapla beni tanrım neden içimizdeki engellenemez öldürme çılgınlığı keşke hep çocuksu oyunlarda kalabilseydik... benim dinimse koparıp köklerimi lara nın falezlerinden düşmek denize en güzel otomobili yapmak deniz boncuklarından ve kıyasıya yarışmak deniz atlarıyla sevişebilmek yunuslarla balinalarla... avuçlayabilmek kansız ellerimle yahudi bir çocuğun günahsız ellerini... yok illaki rodos a mı gitmeli ve bir rodoslu bakirenin ellerinden mi sunmalı sevdamı... bir gebere otuyum lara nın falezlerinde ve her gün şavkımında ayyaş bir pezevengin idrarıyla yıkıyorum yüzümü bir rus yosmasının gözyaşlarına tanıklık edip ağlıyorum... takılıyor gözlerim aşık bir martının süzülüşüne... ezop aralık ikibinsekiz
  3. Hangi yönden esti bu ayrılık rüzgarları? Nereden aklına geldi Bu nedensiz, Bu zamansız, Böyle yoktan yere çekip gitmek? Hangi masalın yalanlarına kandın.. Benden başka kimlere inandın Hani bendim senin dünyan? Soğuk gecelerde içini ısıtan, Gülücüklerim vardı hani.. Hani, öpücüklerim yıldızlar kadardı Ve.. o yıldızlar Dudaklarına dokunmadan uyumazdın? Hani, bir günümüz ayrı geçse. O günü yaşanmış saymazdın? Böyle mi olacaktı Bu çocuksu, Bebekler kadar masum aşkımızın sonu? Bu yarı yolda bırakmak niye? Beni böyle darmadağın edip gitmen Allah'tan reva mı? Bu gidişin derdine deva mı Hani, hiç kimse ayıramazdı bizi? Hani, bir gün uzak kalsak Yangın yerine dönerdi yüreklerimiz Denizler bile söndüremezdi ateşimizi... Böyle apansız Ve böyle acımasız gidince Kapanır mı sanıyorsun Yıllarca yaşanan bu sevdanın izi? Demek ki sen beni hiç sevmedin? Ya da hiç sevemedin... Tamam. Git o zaman.. Her yoksul aşkta Böyle apansız çekip, gidişler olur. Yine de /dur.. Son bir kez iyice düşün. Eğer, İlle de gideceksen.. Çocuksu bakışların geride kalmasın. Bırak önce gözlerin gitsin. Sonra...... Al başımdan bu sevdayı Bu aşk bitecekse böyle bitsin. Necdet GÖKNİL
  4. Ben Kimseyi böyle çıldırasıya sevmedim. Zorla değil ya, Sevemedim işte.. Kimseler yer etmedi içimde.. Senin, Her yanımı.. Sarıp sarmaladığın kadar. Kan yerine Senin damarlarımda dolaşıp, İliklerime işlediğin kadar... Ben Bir tek seni. Bugün.. Yarın.. Ve daima Hep seni seveceğim. Kalbinde ben kaldıkça Ve yaşadıkça.. Adının her harfine.. Kirpiğinin, Saçının her teline.. Binlerce şiir yazacağım. Yaşadığım her günün sonrası Zindan karası gözlerin Zindan karası saçların Süslerdi gecelerimi. Sen bilmezdin.. Ellerini ellerimde tuttuğumda O karanlık gecelerde Yıldızlar kadar ışıldayan bendim.. Her hangi bir gecede, Gökyüzüne baksaydın beni görebilirdin. Belki o zaman, Ben diye.. Ellerine, yüzüne Bir avuç gökyüzü sürebilirdin. Kır çiçekleri kadar keskin kokun vardı Soluduğum havada. İçtiğim her bardak çayda.. Her bardak suda.. İçtiğim her kadehte.. Yudumladığım sendin. Bilmezdin. Sen de içerken bir bak bardağına, Kadehine.. Mutlaka beni göreceksin. İşte o zaman.. İstersen.. Seni içtiğim gibi, Sen de beni içeceksin. Şimdi Sen varsın ya dünyamda.. Artık sırtım gelmez yerlere... Sen de kendini bana bırak Mutluluk işte o zaman gelecek Önümüzdeki bütün kapıları açılarak... Artık biliyorum.. Her şey, Gün gibi açık.. Gün gibi ortada... Sen, /benim/ Günlerimi binbir renkte Fener alaylarına döndüren.. üzümü güldüren İyilik meleğimsin. Sen, benim içinde yüzdüğüm Denizimsin, okyanusumsun Sen benim huzur bulduğum Sessiz maviliğimsin. Necdet GÖKNİL
  5. Bana aşkı anlatma Yaşadım. Çıkamadım dipsiz kuyularından... Bilirim Düşlerdeki pembe halini.. Yaşadım Deniz kadar özgürlüğünü.. Bilirim O en olmaz zamanlarda Yüreğime vuran Dalgalarındaki mavisini, Ve sesini Ve o hırçın Deli dolu gidiş-gelişlerini Ta içimde duyarım Fırtına öncesi sessizliğideki Nefesini.. Bana aşkı anlatma Yaşadım, Gönül gözümle Yaşadım Yüzümdeki gözümle.. Bilirim Saflığın en beyazındaki Dürüstlüğünü, güzelliğini Sevginin ölmezliğini, Asilliğini... Bilirim Kuşkulardaki gri rengini.. Yalnız kalışlarda Gözyaşlarına isyakarlığını Asiliğini.. Bilirim uzak bakışlardaki Uzak kalışlardaki Özlemlerini, erişilmezliğini Ve çaresizliğini...... Bana aşkı anlatma Yaşadım. Uzak ihtimal tenlere açlığını Ve o tenlerdeki Sönmeyen, yakıcı sıcaklığını Yaşadım.. İlmek ilmek,damla damla , Atlamadan hiç bir evresini Hiç bir sırasını.. Bilirim Acılardaki, hüzünlerdeki O geçmek bilmez gecelerdeki Karaların en karasını... Sen yaşamadın bilmezsin Ayrılıkların o kapanmaz yarasını... Bana aşkı anlatma... Necdet GÖKNİL
  6. Gitme-kal diyorsam.. Bu bir yalvarış değil. Bu.............. Gururumu hiçe sayan Kalbimin sesidir. Gitme.. Bir inat uğruna bu sevdayı bitirme... Beni,sensiz olduğum, Sessiz kaldığım zamanlara teslim etme. Ziyan olurum.. Biter,tükenir yok olurum. Bu dünyada bir daha ben-ben olmam. Gitme-kal diyorsam.. Bu bir yakarış, Diz çöküp ağlayış değil. Bu............. Gururumu hiçe sayan Kalbimin sesidir. Gitme.. Yalnızlığımı kadehlere döküp.. Geçmek bilmez kör gecelerin Çilingir sofralarında beni meze etme.. Senin bende olmadığın her günde Heyecanım, sevinçlerim Acılar içinde birer birer ölür. Kala kala hüzünler kalır geride.. Kahırlarla yüklenirim. İçim kurur. Ne yaparsam yapayım, Bütün belalar Dönüp dolaşıp beni bulur. Gitme-kal diyorsam Bu bir korku değil. Sensiz havasız,susuz kalacağım hiç değil. Bu............ Gururumu hiçe sayan Kalbimin sesidir. Gitme.. Seni her gördüğüm güne şükrederken.. Bilmediğim duaları ezbere söylerken.. Kendini gizleyip, Aramıza perdeler koyup örtme... Adımı asiye çıkarıp, isyankar etme. Çılgınlıklar yaptırma bana... Sen yanımda olduğun zaman İnsan olduğumu anlıyorum. Öyle sıradan birisi gibi değil. Sanki bir kral, bir imparator oluyor Dünyaya meydan okuyorum. Sen gecelerime geldiğin zaman.. Gökyüzündeki bütün yıldızları tek tek toplayıp, Adını yazıyorum sokağıma. Işıl ışıl parlıyor her yer.. Her yıldız sen oluyorsun. Gitme-kal diyorsam Bu kendi kendimi kandırış değil. Bu zamanı ertelemek hiç değil. Bu............ Gururumu hiçe sayan Seni seven Kalbimin sesidir... Gitme... Gidişinle, ölüm fermanını imzalar yalnızlığım. Kırılır sonunda kalemler.. Dünyaya geldiğime bin pişman olurum. Elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi.. Süt dökmüş kedi gibi olurum. Ellerimde kocaman bir hiç.. Gözlerimde boş bakışlar kalır.. Gitme-kal diyorsam.. Bu bir yalvarış değil. Bu................ Gururumu hiçe sayan.. Seni seven Kalbimin sesidir... Gitme.. Bir bakışını, Bir gülüşünü benden esirgeme.. Dudaklarından,dudaklarıma dokunan bir sıcaklıkla Günlerce kendimi avuturum. Bu dünyanın çirkinliklerini görmez, unuturum... Sana bu kadar yakınken.. Kendini benden uzak etme.. '''Bu sevda yürümez'''diyen Düşüncelerimi vezir, Yüreğimi rezil etme... Gitme.. Gitme-kal diyorsam.. Bu, Sensiz olmaz-sensiz yaşanmaz diyen Kalbimin sesidir. Necdet GÖKNİL
  7. Bir şarkı duyuyorum uzaktan..çok uzaklardan.. Apansız kirpiklerime asılıyor gözlerin. Bilmediğim kahırlar çöküyor yüreğime, Zehir zemberek. Sonra, sana yazdığım şiirlerimi okuyorum. Duymuyorsun... Yine bir şiir yazıyorum, her satırı sen dolu... Seni anlatıyorum sana, yorgun bir günün gecesinde. Alıp başımı gitmek istiyorum Sen kaplamışsın her yolu.. Böyle kadere, boyle acı yokluğuna Sövüyor, sövüyor, sövüyorum. Susuyorsun... Bir şiire anlatılmaz yokluğunun acısı Biliyorum. Biliyorum bir geceye sığmaz seni düşlemek. Bunun kalleş bir bıçak gibi saplandığını bilmiyorsun. Anlamıyorsun bu kahpe dünyada Yalnız yaşamanın burukluğunu... Beni sevmiyorsun. Bir şiirle anlatılmaz yokluğunun acısı Anlıyorum. Binlercesinde belki.. Belki de yanımda olduğun zaman... Bu yaşamaksa, köpekler yalnızlığım, Senden ayrı böyle.. Ben de yaşıyorum bil ki... Necdet Göknil
  8. Sen düşüncelerimde oldukça ben varım. O zaman.. İstediğim kadar, İstediğim yerlere getiriyorum seni. Ellerimi boynuna dolayıp, Uzun uzun bakışıyoruz... Bazan sokak sokak dolaşıyoruz birlikte.. Hangi bahçede çiçek görsem Koparıp sana veriyorum,gülümseyerek. Her çiçek sen kokuyorsun. Utangaç çocuklar gibi Gözlerime bakıyorsun. Bazan Sahilde bir çay bahçesine götürüyorum seni Semaver çay söylüyorum-sevdiğini bildiğim için. İnce belli çay bardağımda Şekerim oluyor göz bebeklerin. Kirpiklerini çay kaşığı yapıp,karıştırıyorum. Yudum yudum seni içiyorum. Her yudumda kendimden geçiyorum. Sen yüreğimde oldukça ben varım. O zaman.. İstediğim gibi seviyorum seni... Kimseleri aramıza almıyorum. Seni içime saklıyorum. Hiç bir Allah'ın kulu seni göremiyor. Güzelliğin En güzeli ne kadar güzelse.. Çokluğun Çokluğu ne kadar çoksa.. Seni öyle seviyorum... Her yanıma sevgi bulaşıyor. Denizlerde dalgaların Rüzgarlarla getirdiği koku gibi.. Sabahları sofrada kesilen Bir salatalık kokusu gibi.. Ve... Bir hanımeli çiçeği gibi kokuyorsun. Parmaklarımla saçlarını tarıyorum. İçimi sarıp, sarmalayan mutluluklarla Durup durup, boynuna sarılıyorum. Ne zaman karanlıklara bürünse gündüz.. Gecelerime ışık yapıyorum gülüşlerini... Işıl ışıl parlıyor odamın her yanı.. Kimi zaman Seni kucaklayıp,karşıma koyuyorum. Hiç susmadan konuşuyoruz. En güzel sevgi sözlerini Dudaklarına yapıştırıyorum... Biraz acıksam.. Birer ikişer lokma Dudaklarından atıştırıyorum. Sen gözlerimde oldukça ben varım. O zaman.. Baktığım her yerde,hercisimde Görebiliyorum seni.... Usulca Gözlerimle gözlerine dokunuyorum En güzel şiir, En içli bir şarkı, En yanık bir türkü gibi.. Seni yazıp, Seni söyleyip, Seni okuyorum... Sen Düşüncelerime, Sen Yüreğimde, Sen BENDE oldukça Ben varım. Yoksan... Ne bugünüm var Ne de yarınım Necdet GÖKNİL
  9. Bıraktığın her şey duruyor Yerli yerinde... Sanki geleceksin diye Günün birinde... Başka ellerden verilen İçtiğim Bir bardak su bile Senin elinden içtiğim su gibi Su değilmiş meğer.. Sen gidince anladım. Ne varsa Ayrılıklardan yana... Ne kadarsa Yalnızlığın bedeli, Hepsini yaşadım Ve Ödedim. Benim için yaşamak Yalnız sensin, dedim. Varlığında, Yokluğunu hiç düşünmedim. Yokluğunda, Seni yaşarken anladım. Necdet GÖKNİL
  10. Sen Nasıl yazarsan yaz İster küçük harflerle İstersen Büyük harflerle olsun yazdıkların Değişen bir şey olmuyor. AŞK: ÜÇ HARF, Hep aynı kalıyor... Sen ne dersen de.. Sen ne yazarsan yaz AŞK bu Hiç akıl sır ermiyor... Oysa, Yazdıklarınla anlatamadığın Kelimelerin, Cümlelerin içindedir AŞK.. Renk renk boyadığın resimlerinde Bir türlü bulamadığın bir renktir AŞK.. Ya da Yüreğinin derinliklerine Çıkarsız, Anlamlı-anlamsız, Ve Hiç acımasız Yapışıp kalmış bir duygudur AŞK.. Sen ne dersen de.. Ne yazarsan yaz AŞK bu Hiç akıl sır ermiyor... Kimi zaman Seni önüne katıp, uçurumlara sürüklüyor Kimi zaman, Bataklıkların içine çekiyor. Öksüz çocuklar gibi kalıp, Bağrına taş basıyorsun. Kimi zaman da Seni ipten alıyor Buz tutmuş yüreğine güneş doğuyor Yeni bir can bulup Kendini yaşatıyorsun... Ne yaparsan yap, bir türlü olmuyor AŞKSIZ İNSAN YARIM KALIYOR.. Dedim ya.. Sen ne dersen de.. Ne yazarsan yaz AŞK bu.. Hiç akıl sır ermiyor. Necdet GÖKNİL
  11. Sana çirkin dünyadan güzellikler getirdim Dur..konuş, gül biraz Kader değil bizi karşılaştıran Şans değil inan. En içli şarkılar.. Bir hüzzam, bir hicaz.... Sana İSTANBUL'dan güzel , İSTANBUL'dan karışık duygular getirdim. Sabırla dinle..çözüm bul biraz Senli İSTANBUL'lar giriyor düşlerime her gece dolu dizgin Her İSTANBUL mutluluk dolu Karanlıklardan uzak... Her İSTANBUL bembeyaz... Yalnızlıklar savaşını kazanan Muzaffer bir komutan getirdim sana.. Bak, nasıl yorgun... Şefkate susamış yüreğine konuş biraz.. O insan ki.. Beş yıl savaşmış sabırla, inatla.. O yıllar ki-sen dolu... Seninle geçti her kış, Her bahar, Her yaz. Sana şarkılar getirdim bilinmedik Şiirlerimi getirdim-okunmadık.. O güzel, duygusal sesinle Söyle, oku biraz... Sende buldum Beni Beni bırakma-beni terketme.. Sen Çirkin dünyayı güzelleştiriyorsun Seninle olmak en büyük haz.. Sana benden büyük, Benden güzel BENİ getirdim. Gözlerime bak Dudaklarımdan öp biraz... SEVİYORSUN Gün geçtikçe büyümekteyim. Duygularım yüceliyor... Bazan bir keman oluyorum Bazan bir saz. Sana bak neler getirdim, neler... Hadi susma, sevin. Atıl boynuma. Sarıl biraz.. Seni sevmek Sana dönmek değil bu-Daha öte... Tanrıya yaklaşmak gibi.. Ne söylesem Ne yazsam az.. Yine az. Necdet GÖKNİL
  12. Aklına en son geleceğim biliyorum. Bir şarkının nakaratı oldu ismin. Dudaklarım hep seni söylüyor... Yanıtını aradım yokluğunun sözlük sözlük Bulamadım. Biliyorum, Sensizlik bataklığı kucağına çekecek beni. Ayıp değil ya, Yokluğunda güleç bir insan olamadım Adım gibi biliyorum. Yürüdüğün yollarda En son beni göreceksin. Anı döküntülerimiz sokaklarda kalacak. Ben, Bir köşebaşında seni beklerken.. Belki de yüzünü çevirip, Yüzüme bile bakmadan Yanıbaşımdan bir yabancı gibi geçip gideceksin. Ben yıkılmışlığıma bir yıkıntı daha eklerken.. Sen, Gittiğin o yerlerde yeni sevdalarını Yudum yudum içeceksin. Sensizlik nedir, Nasıl bir kahroluş, Nasıl bir yürek acısıdır? Bilir misin? Bir tohumun kuruması.. Bir annenin çocuğundan ayrılması... İşte böyle bir şey...... Sevmesen de beni-düşmanın kadar.. Dinlemesen de Mutlu ol.... Günlerin gülücüklerle geçsin diliyorum. Beni düşünme.. Nasıl olsa, Aklına en son ben geleceğim, biliyorum.... NECDET GOKNIL
  13. Güvenilecek bir insan olmalı hayatımızda... Dertleşip, Çekinmesiz rahatça konuşabileceğimiz, Yanında rahat olduğumuz bir insan olmalı mutlaka... Yoksa, Yalnızlık çok acı veriyor... Geç de olsa kararımı verdim: Görülecek hesabım var gecelerle... Y a o beni karanlıklarına gizleyip, yok edecek.. Ya da, Sende kalacağım-o aydınlıklarda yok olacak... Sende değilsem, yanımda yoksan.. Renklerin hepsi soluyor-siyahtan başka.. Sensiz üşüdü yürüdüğüm sokaklar. Yürüdüğüm sokaklar buz gibi... Sokağında yaslandığım duvar, buz gibi,,, Biliyorum yanına gelsem, Seni görsem. Dokunsam.. Her yerin yakıcı bir yaz gibi... Bu gece ayaz var EVDEN ÇIKMA! Bu gece sana çok ihtiyacım var. Bu gece beni bırakma....
  14. Oysa, bu denli güzel değildi yokluğun... Sensiz bir yaşama böylesine nasıl bağlandım? Nasıl da katlandım dinmez hasretine !!! Tutkum, Yalnızlığa koşmak mıydı? Sana özlemlerim böylesine üreyip çoğalırken İçime sızan, Usumda günlerce yer eden sevinçler Senin bir başkasıyla mutlu olman mıydı? Oysa, bu denli güzel değildi yokluğun... Her tanış olduğum insana ilk seni anlattım. Sonra, Sana olan sevdalılığımı... Ve Yokluğuna dizeler yazdım ardından. Acımdan, yokluğunda şiirlerimi ağlattım... Bir demlik çay ile paylaştım yalnızlığımı çok gece Yine çok gece var, Çaresizliğime küfürün bini bir paraydı... Bir sır gibi sakladım içimde seni.. Bir dua gibi yücelttim içimde seni..... Sonra, Sana olan sevdalılığımı Anlattım, anlattım... Şimdi, mutluluğunu kutluyorum, Binbir sevinçlerle.. Ardından, Erişilmez saadetler diliyorum. N e zaman seni düşlesem, Ne zaman ismini işitsem.. Şiirlere koşuyorum... Sana geliyorum. Hiç tasa kondurmuyorum yüreğime... Çünki sen mutlusun. Sen başkasınınsın, Biliyorum... Necdet GÖKNİL
  15. Ben kaç yaşında öldüm Anne? Ateşlerde yandım, Sularda söndüm.. Kor oldum-küle döndüm. Şimdi, içim yanıyor.... Nasıl yandığımı gördüm Anne.. Sıcak rüzgarlar esiyor yüzüme.. Bir çöl kuraklığı bedenim. Bin parçaya bölündüm. Ufalanıyorum, Toz oluyorum. Her gün biraz daha kayboluyorum. Her yanım zifiri karanlık... Korkuyorum. Çok korkuyorum Anne !!! Ben kaç yaşında öldüm Anne? Beni yarı yolda bırakan, Bir zamanlar sevdiğim kadın Hala o deniz kentli yerde mi? İstanbul' da mı? O canım, Güzelim Muhabbet Kuşum, MAVİŞİM.. Yaşıyor mu? Ne olur O' nu Kır çiçekleri ve papatyalarla süslü Kırlara salın..... Benim gibi kafeste yaşamasın, MAVİŞİM'e iyi bakın. Aç-susuz bırakmayın sakın...... Ben kaç yaşında öldüm Anne? Kaldığım bu sonsuz karanlıklarda Şimdi kim ışık olacak bana Senden başka, O'ndan başka? Sesine, Seslere çok hasretim Anne. Hiç pişman olmadım yaşadıklarıma... Yaşasam, Yine koşa koşa giderdim aşka.. Yine yaşardım o aşkı dolu dolu.... Sen öğrettin bana: '''Dilediğince yaşarsan mutlu olursun. Mutluluğun yok başka bir yolu..''' Ben de öyle yaptım Ölesiye sevdim, Ayrılıkları hiç düşünmeden. Benim için hiç üzülme Anne.. Ben, Severken çok mutlu oldum.... Mutlu öldüm! O kadın benden gittiğinde kaç yaşındaydım? Ben kaç yaşında öldüm Anne? Ben İSTANBUL'da mı öldüm Anne ??? Necdet GÖKNİL