Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu gece beni bırakma...
Gözlerim kör oldu karanlıklarda..
Göremiyorum.
Ne tarafa adım atsam düşüyorum.
Sahilde bütün ışıklar sönüyor,
Son seferlerini yapıyorlar
Beyaz renkli yolcu vapurları...
Rüzgarlar alıp götürüyor,
Sokaktan sokağa savruluyorum.
Yürüdüğüm yollarda bile görünmüyorum.
Bir HİÇİM !!!
Yalnızlık, üstüme bir kadın kokusu gibi sinmiş.
Renk renk, biçim biçim.
Gökyüzündeki bütün yıldızlar düşüyor göğsüme.
Cayır cayır yıldızlardan yanıyorum.
Aklım fikrim karma karışık..
Ben nasıl sevdalıyım,
Nasıl bir aşık?
Senden bir adım öte gitsem,
Dünyanın acısı doluyor içime,
Kaşık kaşık...
İt gibi kıvranıyorum köşebaşlarında...
Bu gece sana çok ihtiyacım var.
Bu gece beni bırakma...
Necdet GÖKNİL