Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

toprağın eteğine sarılan ayrık otlarına inat

ellerim kadar sıcak, ellerim kadar temiz

güzeli yeşerttim minnetsiz yaşamlarda

yüküm bahar

ve upuzun

el değmemiş umutlar getirdim sana

ha canım söyle

bir yürek, bir yüreği tamamlayınca suç mu

söyle usta

sen kaç kez suç işledin bu hususta

ben köyümün saf kalabalığında

kalabalığın emekçi ellerinde gördüm gururu

yazdım baba ocağımın kerpiç duvarlarına

sırtımı yasladım

yaşamla yüzleşerek

haksızlığa baş kaldıranların devrilen devrimlerini gördüm

devrim mevrim de değildi yaptığım

adım ırmaktı

akacak yatağım da vardı

kendim için istediysem namerdim

kaygılarım insanlık adınaydı

meleğin ağzı eklenir mi şeytanın ağzına

köy ırmakları akar mı şehir rıhtımlarına

bile bile

yargısızlığımla, sorgusuz sualsizliğimle geldim

bin kez inanabilir, bin kez sevebilirdim adam olanı

mecalsiz de değildim

belli değildi kimin ne yana gittiği

düş kırklığıyla yoruldum düşe kalka

insanlar kinli, insanlar kibirliydi

her kulaktan bir ses geldi, ben dinledim

önce güvenim azaldı

sonra sesim

zehirli dil sarmaşıklarıyla

yüreği soğuk kentinlerin hercai dokunuşları

kötülerin iyilere dilediği kötülüklerdi

niyetler tavına gelene dek

önce birer birer

sonra ikişer ikişer

sokaklar panayır alanına dönerdi

yaslanınca yıkılırmış bu kentin duvarları

çıkarmış ortaya en acımasızı, en gaddarı

ey, yüreğimin söz dinlemez yanı

uyuma

güvenmek üzülmekmiş, güvenmek tükenmekmiş

değil midir, insanoğlu hep benzermiş aslına

şeytan diyor ki, çökmeden gırtlağına

öfkeni sar sarmala

ve şeytan diyor ki

kentlerin kapılarındaki yaşamı, yaşamdan sayma

Müsade Özdemir

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...