Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
?Seven ne yapmaz? şarkısı'nın ayrı bir yeri vardır bende. Ne zaman bu şarkı radyoda çalsa, o delice âşık olduğum adam Fikret gelir aklıma. Bu şarkı'nın her notasında o büyük aşkımın ruhu gezer.
Istırap dolu günlerimi, onsuz geçen her dakikamı resimledim tuvallere. Bestekâr'ın da dediği gibi:
Seven Ne Yapmaz!
Bana kollarını uzatsan biraz
Sana kul olurum
Seven ne yapmaz
Gel öldür bu ömür böyle tükensin
Sana bin can feda
Seven ne yapmaz
Bu gönül uğruna neye katlanmaz
Öl desen ölürüm
Seven ne yapmaz
Fikret'i görünce, kalbim deli gibi çarpardı. Zaman dururdu, o dakika. Ya o güzel gözleri; bebeğim diyen mükemmel sesi? Ve benim sonum olan o gün, yani Fikret'in Mahalle'den ansızın mavi bir gecede gidişi. Yıllarca onu bekledim ve hatıralarla dans ettim mavi düşlerde. Hiç üşümedim, o gecelerde. Bekledim hep bekledim?
Beklemek yormadı beni, şikâyet edemem; çünkü beklenen sevgili; sadece özlem var, mavi düşlerimde. Fikret'i her zamanki gibi yine bekleyeceğim, mavilerin biri hep camda olacak, yoksa nasıl yaşar bu ruh, bu ten, bu yürek? Ben öğrendim ki; hayat acımasız, kader zalim. Yaşam, sevenlere kötü bir oyun oynamada. Fikret, o mavi ıssız gecelerde sıcacık nefesiyle Selma'm derdi bana.
Yağmur yağarken penceremde, üşüyen bedenimi ısıtırdı; kahverengi gözleriyle. Fikret'in o sıcacık bakışları, beni öldürürdü, bazen öyle kalbim çarpardı ki; mavileri kaçırırdım, kahverengilerden bakamazdım. Öyle özlüyorum ki; onu! Neredesin kahve gözlüm, sıcak nefesim, içimin en sıcak yanı, neredesin! Neredesin şiir sözlüm! Susma artık, cevap ver bana, neredeysen söyle, uçayım yanına yarana ilaç; dudağına mavi bir su olayım?
Ne olursa olsun kahve gözlüm Fikret'im seni, ömrümün sonuna kadar bekleyeceğim! Pekiyi ya siz; bekler miydiniz? Böylesine sever miydiniz delicesine?
GÖKÇEN AKARSU (21.02.06)
gokcenakarsu tarafından düzenlendi