Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Bir düş gördüm dün gece
Açılıyor büyükçe bir kapı önümde
Giriyorum içeri biraz çekingen
Bir bahçe burası güllerle bezenen
Mis gibi kokuyor rengarenk güller
Etrafı donatmış leylaklar sümbüller
Hayran kaldım seyrettim saatlerce
Zaman akıp gitmiş kalmışım öylece
Gördüm bu bahçede bir ırmak akan
Suyu billur gibi olan çağlayan
Irmağın kenarında var bir civan oturan
Elinde bir kalem nice güzel şiirler yazan
Bir an oldu geldik göz göze..
Yüreğim bir kuş oldu uçtu göklere
Eridi bu can kayboldu gözlerinde
Çağırdı beni de ırmağın yanına civan
Ne yazık dizlerimde yok gidecek derman
Gönül gördüğü güzelliklere kaldı hayran
Bir düş dedi kendince uyanmak var her an
Bir garip burukluk çöktü içine
Derin bir hüzün çöreklendi yüreğine
Gönül bu bahçeden gitmek istemez
Bir düş bu sonu belli
Elden hiç bir şey gelmez
Bir ah çekti derince içinden
Acep olur mu bu gerçek dilersem yürekten
7 mayıs 2002
Filiz Turan