Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Yağmurlu bir gündü, gidecektin ertesi gün; ıslaktı, yağmurluydu kalbim. Nemli ellerini aramak olamazdı artık. Haritadan bir yer mi seçmeliydim seni soluyacağım? ?Geleceğim,? diyordun, beni inandırmaya çalışıyordun, olmuyordu.
Yağmur yağıyordu ve keman sesi vardı. Ben bahçemde ıslanan ağaçlara, çiçeklere bakıyordum; boyunlarını büküşü tanıdık bir yüzü anımsattı; aynaya baktığımda hep gördüğüm. Gidişin yağmurluydu, ıslaktı sokaklar, boştu. Geceler yalnız kalacaktı biliyorum, yatağım, soğuk duvarlarım nemliydi. Şarkılarım sessizdi. Özlemekle ilgili bir şeyler mi karalayacağım ya da dinleyeceğim? Kalbim sıkışıyordu. Alışkanlık olamazdı bu. Hayır! Ben bu yamalı kentin tüm sokaklarında sana yürüdüm. Sen diye baktım her canlıya. Hiç bir şey dolduramıyordu yerini. Özlemek eksik kalmış bir şarkıdan ibaret değildi; söylenmemiş bir sözdü boğazımıza takılan. Eksik geceler yaşayacağım şimdi, daha zor uyuyacağım biliyorum. Eksilecek şarkılarım. Şimdi sen gidiyorsun, ardından yağmur yağacak. Birazdan en güzel yüzünle yanımda olacaksın. Gitmeden son bir kez daha yemek yiyeceğiz, sinemaya gideceğiz, bir şeyler içip geleceğe, mutlu günlere ilişkin konuşup sevişeceğiz.
Gidiyorsun her şeyim, biliyorum geleceksin özlemlerim daha kısa sürecek, özlemeyi özleyeceğim belki de.
Gideceksin sevgilim, sokakları bana bırakıp gideceksin. Ben keman dinleyeceğim, ıslık çalacağım yıldızlara. En çok da dolunaya...