Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Fotoğraflar, kenarları yırtılıp sararmış siyah beyaz fotoğraflar. Sarı saçlı gülümseyen bir çocuk var, bu ben olamam, kusursuz cinayetler planlayan. Yatağımın altındaki ıslaklıktan nemlenen kutuya yeniden koydum anılarımı bir bir. Kitaplarımın durduğu raftan kanlar fışkırıyordu, gözlerimi kapattım. Sonra o ses geldi, bir çocuk ağlıyordu, uzaktan geliyordu sesi. Bir sigara yaktım, defalarca bırakmayı düşündüğüm o sigaraya sarıldım yine, perdelerimi açmaya korkuyordum. Dün gece otomobilden atlamıştım, kolum dizim acıyordu, okşadım yaralarımı. Yatağım kan içindeydi, kurşun eritiyordum sabaha kadar, bir tek kendimi vuramıyordum.

Senfoniler çalıyordu; sisli bir sokaktaydım, faytonlar geçiyordu; hayır hayır faytonlar değil 18. yüzyıldan kalma sisli bir gecede soylular geçiyordu atlarıyla. Öyle çaresizdim ki onları görünce korktum. Sisliydi sokak, karanlıktı, yoksuldu. Cüzamlılar vardı dilenen, bakamadım gözlerine. Öldürebilirdim kendimi; boğazıma dikenli bir tel bağlayabilirdim; sürüklenebilirdim atın soylu ayaklarında. Kanım kilometrelerce akabilirdi, bir sigara içebilir miydim acaba nasıl olurdu ölümün tadı?

Bana nerde olduğumu söylesin biri ya da bu cinayetleri işleyen o sarı saçlı sevimli çocuk ?olamaz,? desin.

Gitmek istiyorum, balık tutmak istiyorum, rujsuz bir dudak öpmek istiyorum. Bok püsür burada kalsın, ben ölümün tadına orada varmak istiyorum?

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...