Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Radyoda yine o eski şarkı çalıyordu. Bense intiharı kovalıyordum. Acizlikti, korkaklıktı biliyorum. Bedenime sığdıramadığım ruhumu özgür bırakmalıydım. Evet korkuyordum, hatta düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyordu. Balıkçı olamayacaktım örneğin; her günüm birikmiş bir hayalin bunaltmasıyla geçecekti. Asacaktım her gün bana ait olanları bir bir ve başkalarına ait olanlarla yaşayacaktım. Değişecektim... Sanki yaşamın yasasıydı bu. Martı Jonathan gibi olamayacaktım belki de.

Aslında her şey çocukken başlıyor, kurallar ve birilerinin sunduğu hayatı yaşamanın gerekliliği. Oysa ben asi bir adamım, boyun eğmem gerçeklik adına sunulan sahteliklere. Ölüm dedim de üşüdüm, sahi ben intihar edecektim. Ama şarabım bitmedi, sonra ortalığı toparlamalıyım. Dostlarım ne der sonra. Her yer dağılmış ve kafam çok karışık. Nedenlerimiz azaldıkça hayattan kopuyoruz belli ki. Şarkılar o eski tadı vermiyor. Şiirler güzel ama şairler hep kavga ediyorlar ve boşluğa düşüyor o şiirler de. Çelişki şairle şiir arasında. Kim zehirledi bu şairleri, sormuyorum. Kül tabağı ne çabuk doluyor. Dışarı çıkmalıyım, marinaya gitmeliyim; hava ne kadar da soğuk, bu havada ölünmez ki. Şimdi ben intihar etsem bu buz gibi havada tabutumu taşırken küfür ederler. Ben kendi doğrularımla başımdaki ağrıya rağmen bir süre daha yaşayacağım. Yaza kadar. Ama yazın da denize gitmek var, her yer yemyeşil; yok yok en iyisi son baharda ölmek. Sahi, insan hangi mevsimde ölmek ister?

Ben kocaman yalnızlığa soyunurken nerede yıkanırım? Biliyorum intihar hiç iyi düşünce değildi. Yaşamalıyım, daha çok yazmalıyım. Kim sever soluksuz bir kalabalığı? Ya aşk, söyleyin aşkı kim çaldı? O hep buralarda bir yerlerde olurdu. Masum yüzüyle yaramaz bir çocuk edasıyla gülümserdi.

Şimdi bir mum yakmalı, karanlığa, gidenlere. Ertelemeden bulmalı insan yitirdiklerini. Özlediği kaldırım taşlarını bile bulmalı, selam vermeli aynada kendine. Vakit yok, zaman katil. İşte buradan başlamalı insan yitirdiklerini sorgulamaya. Lambalı radyolarda, plaklarda dinlemeli şarkıları gaz lambası ışığında. Komşunun kapısını çalmalı.

Ey dostlarım ben aciz bir adamım, et kemik yığını küçük beynim de ermez büyük işlere ve sözlere. Bildiğim tek şey var: Bir umudun peşinde yürümek gerek çok geç olmadan.

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...