Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Kırmızı pabuçlarına baktı, yüzünde tertemiz bir mutluluk vardı; sarı kıvırcık saçları mavi gözleriyle diğer çocukları seyrediyordu ?Çocukluğunda bıraktığı ve onu mutlu eden bir andı Bu benim çok sevdiğim, özlediğim bir andı,? dedi, koltukta oturan arkadaşlarına; saçları hâlâ kıvırcık, gözleriyse maviydi Kırmızı ojeli elleriyle oynuyordu Anlatmak istediği başka şeyler de vardı ama aptal olduğunu düşünmelerinden korkuyordu ?Anlatmalıyım,? dedi, bir şeyleri aşmanın mutluluğuyla ?En çok neyi özledim biliyor musunuz?? dedi, herkes suspus olmuş onu dinliyordu ?Rayların üstüne ama şiddetli bir yağmur yağmalı?
Bunları anlatırken bir çocuk kadar mutlu ve o anı yaşarmış gibi heyecanlıydı ?Islanmalıyım, göğüslerimin uçları görünmeli ıslanmaktan, sutyen takmamalıyım; o kaygan rayda yürüyorum, şimşekler çakıyor başımda, gözümü kırpmıyorum, karşıdan o geliyor, ıslanmış, siyahlara bürünmüş; ikimiz de ne istediğimizi biliyoruz Defalarca bu anı telefonda konuşmuştuk Ayaklarımızın her yere basışında su sıçrıyor, yaklaşıyoruz, heyecanlanıyorum, dizlerim titriyor, kalbim göğsümden fırlayacak, üşüyen bedenini ısıtacak sıcak aşk dolu bir öpüş, yağmur daha da şiddetlendi sarılmaya birkaç adım kala,? diyordu
?Aşk aptallıktır,? diyen bir sesle uyandım, tüylerim diken diken olmuştu, oysa bu anı defalarca konuşmuşlardı her anı hiçbir kareyi atlamadan hatırlıyordu, ?Aşk öldü,? dedi
Yanağından bir damla gözyaşı süzüldü ve kırmızı pabuçlarını aradı gitmek için