Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Penceresinden gelen rüzgâr beyaz tülü havalandırıyordu, o masasındaki mum ışığına bakıyordu, siyah gözleri ağlamaya korkuyordu, dudaklarını büküyordu; bakımlı elleriyle kavradığı şarap kadehini dolgun dudağına götürdü, kadehi duvara fırlattı, önünde duran zarfı açtı, ne yazdığını biliyordu, korkularını masanın altındaki çöpe attı

Mektubu okudu bir daha, sonra bir daha Sanki kaçırdığı bir şey varmış gibi kağıdı yanan mumun ateşine değdirdi, kağıt yandı, kül oldu Masadan kalktı, pencereyi kapattı, aynanın karşısına geçip yüzünü okşadı Uzun uzun baktı kendine, tırnaklarına oje sürdü, makyaj yaptı, yüksek sesle, ?Rimellerim akmayacak,? dedi, masasına oturup temiz bir kağıda uzunca bir şeyler yazdı, zarfı diliyle yaladı, kendine göndermek için adresini yazdı Postacının yolunu gözlemek için pencerenin önüne oturdu

O kendine yazıyordu mektupları, kendiyle kavga edip kendiyle sevişiyordu, mektuplar kimseye anlatamadığı aşkının tek kanıtıydı?

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...