Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Ay ışığı vuruyordu odaya, sararmış tüllerden dışarıya bakıyordu Kıvırcık siyah saçları vardı, sararmış parmaklarıyla sigarasını içiyordu, kalabalık sokağı izleyerek ?Şimdi ben bu çocuklar gibi olabilseydim,? dedi Sonra, ?Şarap içer misin?? dedi ıslak gözleriyle İki kadeh şarap aldı Yanıma oturdu; üzerindeki ince gecelik yorgun vücudu bedenini cömertçe gösteriyordu ?Anlat,? dedi Ne anlatmam gerektiğini bilmiyordum ?Bana bir şarkı söyle,? dedi Sararmış tüllerinden dışarıya bakarak top oynayan çocuklara takıldı gözlerim Benim şarkılarım ıslak, asi, yorgun Bir efsane olabilirdi eğer söylenebilseydi ?Neden söylenmiyor senin şarkın?? dedi, dudaklarını ısırarak Biz ne zaman şarkı söylesek gözlerimiz dolar, bir nehir boşalır gözlerimden, bileğimi kessem kan akmaz, donarım buz gibi, üşürüm, ölümle sözlenirim, ne zaman şarkı söylesek dilimde ağır bir küfür ?Sus,? derim, derine dalmadan çıkamam bilirim Yarım yaşanmış aşklarım vardır anımsamak istemediğim En çok çocuk olmak isterim, hiç büyümeden saklambaç oynamak, horoz şekeri yemek, şarkılara aldanmamak isterim Bildiğim tek şarkı küçük kurbağa olsun isterim
?Ama büyüyoruz ve tüketiliyoruz,? dedi ?Hayır!? dedim, ?Tüketiyoruz Aşkları yoran, hayatı özürlü yapan yine bizleriz, bir suçlu aranıyorsa bizden başkası değil?