Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Bir fahişe telefon bekliyordu benden Tanrı temizlik yaptırıyordu meleklerine; yağmur yağıyordu, temizleniyordu tüm sokaklar Cam kıyısında kahvemin son yudumunu içiyordum Sigaramı çay bardağında söndürdüğümde annem kızardı Yine korkuyorum kızar diye Uzun zamandır ıslanmamıştım yağmurda; çıkmalıydım, sırılsıklam olmalıydım hem de yalınayak Sigara yakıp çıktım dışarı, ne güzelmiş ıslanmak haziranın son haftasında, böyle bir yağmur şükürler olsun sana Tanrı?m Gök gürültüsünden korkuyordum, çocukluğumdan kalan bir korkuydu bu Gök gürledikçe adımlarım hızlanıyordu Sonra alıştım, insan her şeye alışıyor bazen kaçtıklarına bile Yine uyuyorsun sevgilim, bu adamdan habersiz başka kentte Nasıl da doldurmuşsun bu kenti bilemedim; ben de terk ettim o kenti; annemdeyim, yağmurda yürüyorum ve bir fahişe benden ısrarla telefon bekliyor Bir mazeret uydurmalı mıyım; elektrik kesik, yağmur yağıyor, sevgilimi seviyorum, beni arama, sorma demeli miyim?
Benim sana hiçbir sözüm yok, sevişmek tende başlamıyor Önce yüreğim, beynim sevişmeli; şarap içebilmeliyim, sigaramı iyi bir bokmuş gibi ciğerime çekebilmeliyim Bak yağmura, nasıl da sevdi; bütün bedenimi kuşattı ıslaklığıyla
Sevgilim, çocukluğumun geçtiği sokaklarda ıslanıyorum; aklımda sen varsın ve jazz dinliyorum Fahişeler beni aradıkça seni ne kadar çok sevdiğimi anlıyorum Anladığım çok şey var sevgilim, insanları tüketenler siniyor dokularıma Kan tutuyor bunları düşününce beynimi Umurumda değil artık yaratıklarKorku filmini andıran sahnelere alıştım Sahneye koyulan bir tiyatro ve ben kısa bir tirad oynuyorum Rolüm; anlamak, dinlemek ve çözüm bulmak Kimse sormadı bana, kimse görmedi karanlık odalarda akıttığım göz yaşlarımı Tanrı tanığımdır, yastığım ıslaktır her gece Yaralıyım, her sabah uyandığımda aynada şişmiş gözlerime bakarak ?Seni seviyorum,? dedim gülümseyerek Yeni bir gün ne götürecekti benden, kimin umurundaydı benim rolüm?
Kediler yağmurdan sığınmışlar saçak altlarına; bense tam ortasındayım yağmurun ve şarkı söyleyebiliyorum ne güzel! Kanımı akıtmak, kendime çevirebilmek namluları Korkum yok ölümden, bunu biliyorsun, yazmıştım Ölüm dediğin açtığın gözü kapatmaktır Hele böyle bir toplumda yaşıyorsan bunun hiç önemi yok
Bir fahişe benden ısrarla telefon bekliyordu; mazeretim yoktu, aramadım, aradığında açmadım Çünkü seni seviyordum, senin sevdiğin gibi?