İMKANSIZ AŞK
Güzel bir kız varmış yalnızlığına ağlayan... bir de yakışıklı bir erkek varmış çok sevipte unutamayan... bunlar başkaları için ağlarlarmış sürekli... ama bir gün karşılaşmışlar bir yerde... sürekli aynı ortamlarda bulunmuşlar... kader bu ya, kız bu yakışıklıya aşık olmuş, çok sevmiş onu. sevgisi günden güne arttıkça daha çok acı çekmiş kız, daha çok bağlanmış yakışıklıya. Bir gün söylemeye karar vermiş. Âmâ çok iyi arkadaş oldukları için korkmuş. Çünkü yakışıklı onu reddederse arkadaşlığının biteceğini sanmış, onu kaybetmeyi göze alamamış. Oysa ikisinin de yaşadıkları aynıydı. İlk aşkları peşini bırakmıyordu ikisininde, kız ilk aşkını çoktan boşvermiş ama yakışıklı unutamamış. Sanki her gün daha çok bağlanmıştı, ilk aşkına bu yakışıklı... ama ilk aşkı başkasını seviyordu... bunu düşünerek yavaş yavaş yok etmeye başlamıştı sevgisini...
Güzel kızın artık dayanacak gücü kalmamış ve sevgisini açıklamaya karar vermiş. Yanına gitmiş hevesle ve seni seviyorum demiş tüm içtenliğiyle. Âmâ yakışıklı içindeki ilk aşkının getirdiği sevgisini tam olarak silemediği için reddetmiş güzel kızı. Kız üzülmüş, ağlamış, ama yapacak bir şey olmadığını anlamış... Kızın sevgisi gerçekmiş ve ilk aşkından daha çok sevmiş yakışıklıyı...ama yakışıklı ilk aşkını tamamen unutmasına rağmen yine de güzel kızı sevmek istememiş... biraz korkmuş bağlanmaktan... bağlandıktan, sevdikten sonra kızın terk edeceğinden korkmuş, oysa kızın böyle bir düşüncesi yoktur. Ama bunu anlatamamış yakışıklıya, sonra yeniden arkadaş olmaya karar vermişler. Çünkü yakışıklı kızı kaybetmek istememiş ve ilerde kızı seveceğini düşünerek yollarına devam etmişler birlikte.
Aradan 3 sene geçmiş, ama kız hala unutamamış yakışıklıyı... muhteşem bir karaktere sahipmiş yakışıklı... güzel kız asla dış güzelliğini önemsememiş.
Kız her geçen gün daha çok bağlanıyormuş yakışıklıya .yakışıklı kıza iyi davrandığı zaman kız mutlu oluyor, soğuk davrandığı zaman çok üzülüyormuş.
Güzel kız dayanamayacağını anlamış ve bu dünyadan gitmeye karar vermiş, yani intihar edecekmiş. Her şeyi planladığı bir anda inancı gelmiş aklına. Allaha olan inancı, bağlılığı engel olmuş intihar etmesine, kader diyerek boyun eğmiş, hayatına devam etmiş... her günü çileyle, üzüntüyle geçiyormuş kızın... içindeki karşılıksız sevgi daha çok acı vermiş kıza... oysa tek istediği ufakta olsa bir sevgiymiş kızın... sevgilim diyebilmekmiş her ihtiyacı olduğunda yakışıklıya... sevgilisinin gözleri gözlerinde SENİ SEVİYORUM diyebilmekmiş bir çırpıda, ama yakışıklı sevgisini, kalbini bu güzel kızla paylaşmak istememiş... yalnız kalmayı ve kızı da yalnız bırakmayı tercih etmiş.
Hep rüyasında yakışıklıyı görmüş kız, elini tutup sevdiğini söylemeyi,.. sevildiğini duymayı hayal etmiş her zaman. Kim bilir belki birgün bu hayali gerçek olur, belkide karanlıkta yalnız bırakılır yakışıklı tarafından.
Bir gün yakışıklı ufak bir ümit vermiş kıza... demişki ilerde belki sevgili olabiliriz. Kızın içinde biraz sevinç, birazda korku oluşmuş. Çünkü yakışıklının ona döneceğine hiç ümit vermiyormuş nedense. Âmâ yinede sevgisi tükenmeden, yılmadan beklemeye başlamış yakışıklıyı. Gelecek günlerin hayalini kurmaya başlamış. İlerde olabileceğini düşünerek beklemeye başlamış yakışıklıyı. Âmâ yakışıklı korkuyormuş sevmekten bağlanmaktan...
Kız hep beklemiş ama yakışıklı hiçbir zaman kıza geri dönmemiş. Kızı yalnız bırakmayı tercih etmiş.
Sen bu yüreğimdeki sevgiyi hiçbir zaman haketmedin. Ama ben seni hakketmeyeceğin kadar çok sevdim......
Jump to content
Önerilen Yorumlar