Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

Amerika Birleşik Devletlerinde patlayan obezite kasırgası, önce Avrupaya, sonra Avustralyaya ulaştı. Şimdi de Asyayı tehdit ediyor.

Son birkaç ay içinde her beş Çinli ve her üç Taylandlı çocuktan birini obezitenin tehdit ettiği açıklandı. Sağlık Bakanlığımız ağustos sonlarında Türkiyenin de ciddi bir obezite tehdidi yaşadığını duyurdu. Bakanlığa göre özellikle Türk kadınları ciddi bir obezite sorunu ile karşı karşıya. Kadınlarımızın neredeyse yüzde 42si obezite sınırında!

GEÇEN hafta Avustralyada yapılan Uluslararası Obezite Konferansının kapanış konuşmasında kongre başkanı Prof. Dr. Paul Zimmet, obezite tehdidinin "en az kuş gribi kadar ciddi ve global bir sorun" olduğuna dikkati çekti. Dr. Zimmete göre artık bir "obezite epidemisi" (salgını) yerine bir "obezite pandemisi"nden (bulaşıcı bir hastalık hızıyla yayılan ve tüm dünyayı tehdit eden sağlık sorunu) bahsetmek gerekiyor.

AÇTAN ÇOK OBEZ VAR

Kısacası obezite artık bir dünya problemidir: Bu nedenle "globelizite" olarak da adlandırılıyor. Kongrede sunulan tebliğlerde dünyadaki obez sayısının aç insan sayısından daha fazla olduğu belirtildi. Uzmanlar dünyada 1 milyar 400 milyon kadar fazla kilolu ve obez bulunduğunu, açlık sorunu çekenlerin sayısının 800 milyon civarında olduğunu belirtiyor ve obezite sorununun en az açlık sorunu kadar önemli olduğunda ısrar ediyor.

ÇOCUKLAR TEHLİKEDE

Kilo fazlalığı ve obezitenin insanlığın geleceğini tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldiğinden hiç kuşkunuz olmasın. Uluslararası Obezite Çalışması Grubunun Başkanı Dr. Claude Bouchard, özellikle çocuk obezitesi tehdidine dikkati çekiyor. Dr. Boucharda göre salgın, çocuk obezitesinde daha belirgin. Bugünün fazla kilolu veya obez çocuklarının yarının şeker, kalp, hipertansiyon ve romatizma hastaları oldukları düşünülürse bu salgının insanlığın geleceğini tehdit edebileceği kötümser bir tahmin olmaz. 20-30 yıl önce elli-altmış yaş kuşağını tehdit eden ve orta yaş diyabeti olarak bilinen sağlık sorunu, on yaşındaki obez çocuklarda bile görülebiliyor. Bu nedenle hastalığın isminin bile değiştirilmesi düşünülüyor! Orta yaş diyabeti yerine yalnızca "Tip 2 Diyabet" deyimi öneriliyor.

ERKEN YAŞLANDIRIR

Yaşlanma sürecinde ortaya çıkan kronik hastalıkların tümü obeziteyle bağlantılıdır. Kilo fazlalığı veya obezite sorunu olanlarda şeker hastalığı, hipertansiyon, artroz, safra kesesi taşı, kolesterol yüksekliği, kalp-damar hastalığı gibi yaşlılık sorunlarına yakalanma olasılığı yükseliyor. Bu sorunlar 60-65 yaş yerine 45-50 yaş civarında ortaya çıkabiliyor. Fazla kilolu olanlarda ve obezlerde meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi bazı kanserlere yakalanma olasılığı da artıyor. Yeni bir çalışma orta yaşlarda alınan birkaç kilonun bile ortalama yaşam beklentisini düşürdüğünü gösterdi. Özellikle kadınlarda ellili yaşlarda kazanılan 3-5 kilonun bile yaşam süresini kısalttığı belirlendi.

Unutmayın! Daha az kalorili besinler tüketip, daha çok kalori harcamak, "yediklerimizi yarıya indirip yaptıklarımızı ikiye katlamak" fazla kilolardan kurtulmanın en etkili çözümüdür. Obezite ve kilo fazlalığı sorununa en az kuş gribi kadar önem vermek gerekiyor.

OKULLARA DİKKAT

Kilo fazlalığı ve obezite sorununun çözümünde sağlık çalışanlarına özellikle doktor ve beslenme uzmanlarına önemli görevler düşüyor. Okullarda sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin yararlarını konu alan derslerin, konferans ve seminerlerin verilmesi gerekiyor. Okul çocuklarının beslenme alışkanlıklarının, yeme-içme davranışlarının iyileştirilmesi zorunlu gibi gözükmektedir. Okullarda satılan yiyecek ve içeceklerin enerji ve besin değerlerinin dikkate alınması, yüksek enerjili, besin değeri düşük fast-food ürünlerle kolalı içeceklerin ve meyve suyu konsantrelerinin satışına sınırlamalar getirilmesi zorunlu bir önlem gibi görünüyor.

EV YEMEĞİNE DÖN KİLONU KONTROL ET

Beslenme alışkanlıklarının ev ortamında edinildiği, hatalı veya doğru davranışların ilk önce aile ortamında öğrenildiği unutulmamalıdır. Yemeklerin çocuklar ve aile büyükleriyle birlikte tüketildiği geleneksel ev sofraları yeniden kurulmalıdır. Ev yemeklerine yeniden dönmenin günlük kalori tüketimini azaltıcı bir etkisi olduğu bilinmektedir. Anne-babaların, çocuklarının beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktivite düzeylerini dikkatle izlemeleri gerekiyor. Kilo fazlalığı ve obezite sorununun modern yaşamın ve yeni hayat tarzlarının kötü bir sonucu olduğundan hiç kuşkunuz olmasın. Hızlanan hayat daha hızlı ve daha çok kalori tüketimini de beraberinde getirmiştir. Hayat hızlanmıştır ama bedenleriniz doğal aktivitelerini bile kaybetmiştir. Bu global salgının çözümü için hepimizin daha duyarlı olmasında yarar var!

Mehmet Ali BİRAND tarafından yazılan bu makale daha önce 07 Eylül 2006 Perşembe günü Hürriyet Gazetesinde yayınlanmıştır.

0 Yorum

Önerilen Yorumlar

Görüntülenecek yorum bulunmamaktadır.

Guest
Yorum Ekle...