Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Ben hiç tanımadım annemi
Daha çok küçükken yuva bildim bu sokakları
Bana yetim bile demediler
Alnımıza yazılmış ya
Adımı hemen sokak çocuğu bellettiler
Ana kucağı nedir hiç bilmem
Sıcak mıdır abla ana kucağı?
Sahi tüm dertlerini unutur musun orda?
Ben bilmem dedim ya abla
Diyenlerden duydum ben de
Bir arkadaş var adı Memed
O bilirmiş anasını
Bazı anlatır geceleri bize de
Masal gibi gelir ya anlattıkları
Yine de dinleriz iç çekişlerle
Gözlerimiz gökyüzünde takılı
Hayalimizde canlandırırız
Memedin anlattıklarını
Gizliden ağlarım bazen
Diğerlerine çaktırmam ama
Güçlü olmalısın çünkü buralarda
Bize kucak açan bu sokaklar
Birden sırtını dönüverir sana
Nasıl isterdim bi anam olmasını be abla
Sabahları yüzümü kesen ayaz yerine
Anamın sıcacık öpücüğüyle uyanmayı
Ahh be abla, içim bi tuhaf oldu
Tam şuramda bi ateş yandı sanki
Ana deyince efkar basar içime
Haykırarak ağlamak sonra da
Avazım çıktığınca
?Bana annemi verin? demek geliyor
Bu soğuk acımasız sokaklara
Ama denmiyor işte diyemiyorum
Dedim ya, güçlü olmalısın buralarda
Yoksa kaybolur gidersin aralarda
Anam yaa, şimdi bi anam olsaydı
Üzmezdim ki hiç onu
Bi dediğini iki etmezdim
?kımıldama buradan bi yere? dese
Vallahi billahi kımıldamazdım be abla
Bi anam olsa açlığı bile bu kadar takmazdım
Anneler melek derler ya
Kıyamazdı yavrusuna
Sığınırdım onun hiç bilmediğim sıcaklığına
Doyasıya öperdim onu bıkmadan usanmadan
Offff offffff
Şimdi bağırsam yine
?Verin bana annemi? desem
İşe yarar mı be abla
Bu kocaman okyanus gibi hayatta
Vurgun yemiş dalgıcım sanki
Çabaladıkça daha çok acı çekiyorum
Kendimi bıraksam yitip gitmekten korkuyorum
Ne büyük laflar bunlar deme be abla
Bu sokaklar zamanından önce büyütüyorlar
İçindeki çocuğu
Dıştan kale gibi görünsem de
İçimde ben hala çocuğum be abla
Anamı bilmedim belki ama
Anasız da olsa hala bi çocuğum işte ben
Rüyamda görürüm bazı anamı
Yüzünü seçemem pek
Ama bilirim ki o benim anam
Okşar yüzümü yumuşak elleriyle
Sığınırım bende sıcaklığını bilmediğim kucağına
Hele bi oğluuum der ki sorma gitsin
İçimde bin alev yanar sanki o anda
Belki istemeden göçüp gitti bu dünyadan anam ama
Bak hala rüyalarımda bile bana analığını yapmakta
Bazen isyan etsem de
Koca hayata küçük de olsa kafa tutsam da
Sokaklarda yaşasam da ben hala bi çocuğum işte
Yanıltmasın bu gözyaşları seni
Çocuğum desem de
Yine de güçlüyüm ben aslında
Bu kırık çocuk gönlümle
Şimdi senden istesem abla
?Bana annemi verir misin? ?