Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Her vapur dumanının ardına

yüreği sıcak

bir insan sanıp takılırken

tüyleri ıslanan bir martı olduğumu

hem azarlayan

hem de sırtıma havlu koyan anneme anlatamam

Kanadım kırılsa da konmam

deniz kıyısındaki

hiçbir caminin minaresine

kubbeye tüneyen martıların

keyiflerince uçmalarını bekleyen imam

ezanı geç okuduğu için sürülünce

bir dağ köyüne

Birazcık daha sabredin diyorum

eski bir sokağın kıvrımında

yolun iki ucunu gösteren

trafik aynalarına

hüzün modeli arabalar

kırılmamanız için örgütleniyor

dolmuş duraklarında

Denize düşen gazetedeki

ölüm ilanından öğrenirim

mendireğe attığı çakıltaşıyla

ürken martıların

alkışa benzeyen kanat seslerini

selamlayan yaşlı adamın

unutulan bir tiyatrocu olduğunu

Gece yarısı söndürülünce ışıklarını

kuytu bir iskelede

ne yaptığını görürüm

iki yakası arasında İstanbul'un

koltuklarında günboyu

kadın kalçalarının izlerini

biriktiren vapurun

Yanından ayrılmam deniz fenerlerinin

fotoğrafına benzemeyen

heykelleridir çünkü

idam sehpasına çıkınca

aşağıda asılmasını bekleyenlerin

yüreklerindeki sivri kayalıkları

ışığıyla aydınlatan devrimcinin

Uyandırırım çığlıklarımla

kıyısında karnı aç yatan çocukları

yiyecek aradığım kent çöplüğünün

ama bir parça olsun

koparmam beyazlığından

bilirim ki Kız Kulesi

doğum günü pastasıdır özgürlüğün!...

sunay akın

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...