Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Trabzon’da doğdu. Terzilik mesleği ile uğraşan bir ailenin ikinci oğludur. ilköğrenimine 1969'da Trabzon Yavuz Selim İlkokulunda başladı. Ailesi İstanbul’a taşınınca (1972) öğrenimine Selimiye İlkokulu ve Haydarpaşa Ortaokulunda devam etti. Haydarpaşa Lisesi ve Koşuyolu Kazım İşmen Lisesinde eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Bölümünden mezun oldu (1985). 1986'da Belgin Hanım’la evlendi. Ali Ozan ve Türkan Ilgın isminde iki çocuğu oldu. Hâlen İstanbul’da yaşamaktadır.
İlk şiirleri 1984'ten itibaren Milliyet Sanat, Yeni Olgu gibi dergilerde yayımlanmaya başladı. Adam Sanat, Varlık, Cumhuriyet Kitap, Öküz gibi dergiler şiirlerinin ve yazılarının yayımlandığı diğer dergiler arasındadır. İlk şiir kitabı Makiler ise 1989'da yayımlandı. Bu yıllarda Yeni Yaprak (1989) ve Olmaz (1990) adında dergi çıkarma girişimleri oldu. 1987'de “Noktalı Virgül” adlı dosyayla Halil Kocagöz Şiir Ödülünü, 1990 yılında Makiler ile Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülünü aldı. 1999-2002 yılları arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde ders veren Akın, Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretmenlik yaptı. Birçok televizyon kanalında kültür-sanat programları hazırlayıp sundu. (Gezgin Korkuluk, Mahya Işıkları, Yaşamdan Dakikalar, Hayat Deyince…). Ülkemizde ve yurt dışında tek kişilik gösteriler sergilemeye devam etmektedir.
23 Nisan 2005'te dünyanın çeşitli bölgelerinden topladığı oyuncaklarla İstanbul’un Göztepe semtinde İstanbul Oyuncak Müzesini kurdu. Müzede 1700’lü yıllardan günümüze yerli ve yabancı binerce oyuncak yer almaktadır. Bu yönüyle İstanbul Oyuncak Müzesi yalnızca çocuklara değil her yaş grubuna hitap etmektedir. Akın, aynı zamanda İstanbul Oyuncak Müzesi örnek alınarak kurulan birçok müzenin danışmanlığını ve küratörlüğünü yapmaktadır.
Sunay Akın, 1980’lerde Garip Hareketi'nin yazma stilini benimseyen ve bu etkide şiir yazan şairlerin başında gelir. Şiirlerinde başvurduğu sözcük oyunları, esprili ve ironiye dayalı üslubu dikkat çekicidir. Orhan Veli tarzı kısa şiiri benimseyen Akın’ın şiiri “anlık etkilenmelerle yazılan, derinleştirilen şiir yerine hemen söyleniverilmiş izlenimi uyandıran şiirler” olarak değerlendirilir ve şair "Yeni Garipçi Şiir" grubu içinde sayılır (Asiltürk 2013: 423) .
Şairliği ve şiirleri üzerinde tanıyıp beğenisini ve desteğini kazandığı Cemal Süreya’nın etkisi Akın'da oldukça fazladır. Nâzım Hikmet, etkilendiği diğer şairler arasındadır. Sunay Akın gerek şiirlerinde gerek denemelerinde büyük ölçüde kendi hassasiyetlerini konu edinir. Doğa, Kızkulesi, deniz gibi temaların şiirlerinde sıkça görülmesinin yanında İstanbul, Akın için başlı başına bir ilham kaynağıdır. Bunun yanı sıra toplumsal ve evrensel olaylar da eserlerine konu olur. Aynı zamanda savaş karşıtlığı, eşitlik gibi politik söylemlere de eserlerinde sıkça yer verir. Denemelerinde ise yer yer masalsı yer yer meddah anlatılarını andıran bir üsluba sahiptir. Dolayısıyla Sunay Akın’ın sözel anlatım kuvvetinin yazınına da etki ettiğini söylemek mümkündür. Denemelerinde dikkat çekilmesi gereken bir diğer özellik ise Sunay Akın’ın araştırmacı kişiliğini de yansıtan metinler olmasıdır. Eserlerinde anlattığı kimi olayların gerçek hayatta yaşanmış olduğunu belgelerle okuruna sunmaktadır. Yakın tarih (Çanakkale Savaşı, Cumhuriyet'in kuruluşu, sonrasındaki moddernleşme...) onun deneme ve söyleşilerinde önemli konular arasındadır.
Kaynak: Sunay Akın