Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
"Sürgün,geçer".
Her yıl,her mevsim.
Mahpustur,bu gelip geçer.
Şarkılar,yazılır oralarda.
"Hep,ağalık devrandır mahpusta".
Ama,bir de has delikanlılar vardır.
Ağalar,hep hüküm sürer.
Garipler,ezilerek yaşar.
"Ölen gamdan,kederden ölür".
Yaşayan dertli yaşar,dertli ölür.
Her gün,sigara dumanı yakılır.
Ve,dertleriyle uğraşırlar.
"Mahpus,dedik ya".
Hayatları,sürgündür.
Bazıları idamlık,bazıları sürgündür.
Bazıları ise,hayattan bıkmış insanlardır.
"Garibi de vardır,Fukarası da".
Hor görüleni de vardır,Ezileni de.
Dolandırıcısı da vardır,Hırsızı da.
Mahpustur,bu sürgün hayatı altı üstü gelip geçiçidir.
"Sürgün,geçer hep hayatları".
Ağlamaktan,gözleri dolmuştur onların.
Hep hasret çekerler,hep beklerler.
Kuşlar,gibi uçamazlar.
Çünkü,onların demir parmaklıkları vardır ayrılamazlar.
"Hep dertli şarkılar çalınır,dertli türküler söylenir".
Yine gözler dolar,yine gözler yaşlanır.
Hasret,bu nasıl ağlayamazsın.
"Geçmez,onların günleri bir asır gibi sürer".
Ya idamlık vurulmuş,ya sürgün olunmuş.
Dert,çile,gam hep üstlerindedir.
"Gözlerde,o bekleyiş".
Yüzlerde,o tebessüm.
Tespihler çekilir,susulur.
"Ve,yine akşam olur".
Ve,yine sabah olur.
Ama,geçmez hayat sürgünde dört duvar arasında geçmez.
Yazan:Oğuz Aktaş