Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Arzular, Hayaller, Umutlar!
Arzular, hayaller, umutlar bir bir
Ateşsiz, kibritsiz yandı gidiyor.
Gönül dosttan yana bir kelebektir
Bir türkü tutturdu, kandı gidiyor
Elli yıldan beri otsuz yaylayı
Dolaştı, görmedi seneyi, ayı
Çöldeki leylayı, köşkü, sarayı
Yârin hayaline sundu gidiyor
Yapraktı sarardı, çiçekti soldu
Gaflet yorganının altında kaldı
Ne ekti, ne biçti, ne ürün aldı
Kerbelâ çölüne döndü gidiyor.
Doğru kapı çalan çareyi bulur
Kapı çalınınca olmazlar olur
Ve gayrı kapılar hep güdük kalır
Gönül kapısının fendi gidiyor
Dedi düşün akıl, düşün, bir defa
Ölüm gelecekmiş gelsin hoş sefa
İlimdir, irfandır en büyük şifa
Çağın ötesine sindi gidiyor
Ne yazı belliydi, ne kış, ne bahar
Can suyunun susuzluktan derdi var
Yakınmadan yılgınlığı himmet yar
Muratsız tabuta bindi gidiyor
Ne etsen nafile kurumuş dalın
İstersen gez dolaş, istersen salın
İstersen sevdiğim sözümden alın
Artık Kaleli?nin kendi gidiyor
Zülfikar Yapar Kaleli