Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

O ve Aksakallılar

Yeşil selviler, beyaz mezar taşları ve elyazma kitaplar vardı manzarada.

Gün akşama yakındı ve durgundu.

Bir yemiş sofrasının başında bağdaş kurmuş gibi

oturmuşlardı etrafına ibret aynasının.

Aksakalları bilgin, gözleri genç, elleri yorgundu,

ilhamlı, vahim ve dalgındılar.

O, birdenbire meclise geldi

dedi :

« - İbret aynasından bakıp

çubuklarını yakıp

şerh ü izah edenler.

Değişmekte olanı görüp

içine girip

değiştirmektir hüner.

Ve sanmayın ki değişen başı boş bir oktur,

kanunu ve nizamı yoktur.

Ben, bilip bildiririm ki :

Rab ve kitap

ve saçı rüzgârda uçan «kahraman» değil,

(karanlık orman, tuzlanmamış deri,

budaklı lobut ve taş baltadan beri)

Onlar'dır büyük macerayı yapan.

Onlar ki toprakta karınca

suda balık

havada kuş kadar

çokturlar.

Korkak, cesur

cahil, hakîm

ve çocukturlar.

Ve kahreden

yaratan ki Onlar'dır,

şarkılarımda yalnız Onlar'ın maceraları vardır...»

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...