Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
GİRDAPTAKİ ÇİÇEK
Nehirdeki çiçekten nedir farkımız?
Çiçeği akıntı, bizi zaman sürükler.
Doğumdan ölüme döner çarkımız,
Çiçeği girdap, bizi can meleği bekler.
Nehre düşen çiçek gibidir insan,
Gözünü fânî dünyaya, açtığı an.
Zaman su gibi akar, hiç durmadan.
Çiçeği akıntı, bizi saliseler sürükler.
Çiçeği çeken girdabın döngüsü.
Ölüm, alnımızın değişmez yazgısı.
Sonuna dek bitmez insanın kaygısı,
Çiçeği girdap, bizi can meleği bekler.
Kaçış yok, Azrail baştan eder sobe.
Her insan ölüme, doğuştan gebe.
Öyleyse neden, bu sevinç, debdebe.
Çiçeği akıntı, bizi saniyeler sürükler.
Bak suda, hem çiçek hem tomurcuk,
Azrail dinlemez ne ihtiyar ne çocuk.
Hepimiz aynıyız, yalnızca bir konuk.
Çiçeği girdap, bizi can meleği bekler.
Zaman bu, kaçınılmaz bir gerçek.
Hayat ne ki, süratle gelip-geçecek.
Her çiçek o girdaba, birgün düşecek.
Çiçeği akıntı, bizi dakikalar sürükler.
Girdaba düştük, ağlamak ne fayda.
Feryâtlar boş, girmez onlar kayda.
İster dünyada yaşa, istersen uzayda,
Çiçeği girdap, bizi can meleği bekler.
Sandalî sen de iyi bak o girdaba.
Aman isyan etme, düşme azaba.
Her zaman uy, erkân ve âdâba.
Çiçeği girdap, seni Azrail bekler.
Sandalî