Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

İki Serseri

İki serseri var:

Birinci serseri

köprü altında yatar,

sularda yıldızları sayar geceleri..

İki serseri var:

İkinci serseri

atlas yakalı sarhoş sofralarında

Bağdatlı bir dilencinin çaldığı sazdır.

Fransız emperyalizminin

idare meclisinde ayvazdır..

Ben:

ne köprü altında yatan,

ne de atlas yakalı sarhoş sofralarında

saz çalıp Arabistan fıstığı satan-

-ların

şairiyim;

topraktan, ateşten ve demirden

hayatı yaratan-

-ların

şairiyim ben.

İki serseri var

İkinci serseri

yolumun üstünde duruyor

ve soruyor

bana

"PROLETER

dediğimin

ne biçim kuş

olduğunu?"

Anlaşılan

Bağdadi şaklaban

unutmuş,

Mösyö bilmem kimle beraber

Adana - Mersin hattında o kuşu yolduğunu...

İki serseri var:

İkinci serseri

halkın alınterinden altın yapanlara

kendi kafatasında hurma rakısı sunar.

Ben hızımı asırlardan almışım,

bende her mısra bir yanardağ hatırlatır.

Ben ne halkın alınterinden on para çalmışım

ne bir şairin cebinden bir satır...

İki serseri var:

İkinci serseri,

meydana dört topaç gibi saldığım dört eseri

sanmış ki yazmışım kendileri

için.

Halbuki benim

bir serseriye hitap eden

ikinci yazım işte budur:

Atlas yakalı sarhoş sofralarının sazı,

Fransız sermayesinin hacı ayvazı,

bu yazdığım yazı

örse balyoz salanların şimşekli yumruğudur

katmerli kat kat yağlı ensende..

Ve sen o kemik yaladığın

sofranın altına girsen de,

- dostun KARAMAÇA BEY gibi -

kaldırıp kaldırıp yere çaaal-

-mak için

canını burnundan al-

-mak için,

bulacağım seni..

Koca göbeklerin RUSEL kuşşağı sen,

sen uşşak murabbaı,

sen uşşak mik'abı,

satılmış uşşakların aşşağı sen!!!

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...