Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Gökyüzü zifiri karanlıkken, pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle?
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz.
Çocuksu düşlerimiz vardı, sadece ikimizin olduğu?
Zamanda uzun, yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri, en güzel anıları paylaştık, sevdaya dair çok şey öğrendik. Sevmeyi, gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana, yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin?
Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim.
Uykularımızı paylaştık seninle, bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık.
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi, umarsız, çıkarsız, yalansız?
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık.
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile?
Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni, beni, sevgimizi.
Sensiz hayat yoktu.
Söz vermiştim sana, sevdama söz?
Yaşayamazdım? Bu sevdayı içime gömüp, seni bırakamazdım.
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden.
Sonra sen istemedin beni, sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin, bu aşkı hançerledin? Sevdiğim ne yapar bile demedin, âmâ ben bıkmadım?
Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam.
Sen belki unuttun, âmâ ben unutmadım, unutamadım.
Yeniden başlamak için çok çabaladım, olmadı, nafile?
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM?
Şimdi sen yaşıyorsun, beni öldürdün, yüreğinde bana ait bir iz bile yok.
Hatırla söz vermiştik sevdamıza, yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza?
Yalanmış oysa? Gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle.
Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak.
Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin?
Çünkü; sevdaya kurşun işlemez gülüm?
TANER DOĞAN