Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Gecenin bir yarısında
Saat 12?ye çeyrek kala
İçimde tarifsiz bir heyecan
Gözlerimde çılgın bir bakış
Az sonra geleceğin pencereye takılı gözlerim
İşte..
Hafif bir esintiyle doldun tüm odama
Ellerimi tuttun önce
Gözlerime baktın beni öldürürcesine
İçimde binlerce alev topu
Dudakların aralandı sonra
O muhteşem sesin okşadı kulaklarımı
Ben geldim bebeğim dedin usulca
Benim de dudaklarım aralandı
Ama sesim çıkmadı
Gülümsedin en tatlı bakışınla
Anladım bebeğim dedin.. anladım..
Yüzüme düşen saçlarımı yavaşça kaldırdın
Gözlerime bak aşkım dedin.
Bakamayacağımı bile bile
Heyecandan bayılacağımı bile bile dedin
Tutup çenemden hafifçe yüzümü kendine çevirdin
Aç gözlerini bitanem aç.. beni gör
Seninle dolu olan beni gör dedin
Gözlerimi açsam ölürüm sevgili
Açmasam da ölürüm
Ellerinin sıcaklığı yüzümden yayıldı tüm vücuduma
Dizlerimin bağı çözüldü o anda
Düşecek gibi oldum
Belimden yakaladın bir anda..
Minik bir kedi gibi kıvrılıverdim kucağına
Ellerinle saçımı okşayışınla huzur doldu içime
Neden sanki neden konuşamıyorum
Neden anlatamıyorum yüreğimdekileri
Oysa öyle doluyum ki seninle
Bir başlasam durmayacağım biliyorum
Ama başlayamıyorum..
Yine yardımıma koşuyorsun.
Biliyorum bebeğim üzülme diyorsun..
Bilmediklerin var demek istiyorum
Diyemiyorum..
Tüm cesaretimi toplayıp
yüzüne bakıyorum bir zaman sonra
Kalbim göğsümden çıkmaya çalıştığını
Tutturduğu tamtamlarla anlatıyor
Sende duyuyorsun o sesleri
Gülümsüyorsun
Bende seni seviyorum bebeğim diyorsun
Dudaklarıma tadını bilmediğim bir öpücük konduruyorsun
Aşk arzu şehvet kokan bir öpücük
Ayaklarım yerden kesiliyor o anda
Kendimi sana teslim ediyorum
Sana aitim diyorum sonunda
Ben sana aitim
Ve sen sana ait olanları alıyorsun benden
Arsız bir şehvetle sunuyorum bende sana ait olanları
Gece bizi koynunda saklıyor
Onun evsahipliğinde güneşi karşılıyoruz çıplak bedenlerimizle
Gitmeliyim bebeğim diyorsun.
Gitme diyemiyorum
Biliyorum ki gideceksin
Beni benimle bırakıp bana verdiklerinle bırakıp
Gideceksin yine..
Yüreğim sıkışıyor
Bükme dudaklarını bebeğim diyorsun
Yine geleceğim..
Peki ben ne yaparım sensizlikte diyorum
Ama beni duymuyorsun
Açık olan penceremden yavaşça süzülüyorsun dışarıya
Beraberindeki tatlı esintiyle birlikte
Güneşin ilk ışıkları çıplak bedenimi ısıtırken
Gittiğin noktada takılı kalıyor gözbebeklerim
Bir sonraki gelmelere kadar güle güle kayıp kentin hayal prensi?
Ben burada hep seni bekliyor olacağım..
Hep sana ait hep sana dair kalacağım..