Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Ey sultan-ı Leyla

Ey uzun gecenin kızı

Binlerce Mecnun’un kalbi ile

Binlerce çöl geçerek geldim sana

Ne ayaklarımın kumda yanması

Ne yorgun düştüğümde şahdamarıma akreplerin dayanması

Hiçbir şey durduramadı senin gözlerinle efsunlanan bedenemi

Kutlu sarayının rengine göz sürmeye

Saçlarından süzülen yağmur damlalarında yıkanmaya geldim

Aşk seninle kutsanmış diyorlar

Mecnun senin nefesinden çıkan rüzgârmış

Öyleyse bir nefes ver çöl yorgunu yüreğime

Ver ki dökülsün üstümdeki çöl kumları

Ver ki suretim nefesinde yeni bir bahara uyansın

Kutsanmışlığınla kutsanmaya

Yeni bir tarih açmaya

Yeni bir aşk-ı efsane olmaya geldim ben sana

Aczimi bağışla...

Tutabilseydim ve kudretim olsaydı eğer

Yıldızları toplar, güneşi avuçlar

Bırakırdım ayaklarının dibine

Ben yapabileceğimi yapıyorum

Yüreğimi bırakıyorum onların yerine

Ey sultan-ı Leyla

Ey uzun gecenin kızı

Binlerce Mecnun’un kalbi ile

Binlerce çöl geçerek geldim sana

Attığım her adımda sen vardın

Şahittir çöller, şahittir aşk-ı melekler

Aşkın bir mahşeri varsa eğer

O mahşerde anlatılacaktır sana…

Hiçbir nefesim sensiz değildi

Çünkü aldığım her nefeste çöller önümde eğildi

Hiçbir gözyaşım sensiz değildi

Çünkü düşen her damla çöl kumlarına değdi

Değdiği her kum tanesi bir aşk-ı maviydi

Kumları ehil eden gözyaşımla geldim sana

Diyorlar ki!

Aşkın dört mevsiminden biri seni aramak

İkincisi seni bulmak

Üçüncüsü sana beni sunmak…

Dördüncüsü yaşanmamış,

O Leyla’nın yüreğinde gizli,

O sadece yüreği Mecnun’ların mevsimiymiş...

Üç mevsimi geçip

Dördüncü mevsiminle kutsanmaya

Ben sana, beni bulmaya

Ben sende, beni bulmaya

Ben sende, Mecnun olmaya geldim

Leyla’m ol, Mecnun’un eyle

Aşkınla kutsa beni

İhsan TURHAN

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...