Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Sağanaklara tutulan zamanın ortasına düşüp,

Bulut ekeceğim yağmurun avuçlarına.

Bütün iklimlerin yüzünde sürgün olup

Kış güneşi gibi doğacağım serin kırlara,

Yüreğim yeniden öğrenecek sevmeyi.

Şehir sustu penceremin önünde,

Bir şarkının ıslığında canlandı sevişmeler.

Doyasıya sevip, izinsiz uyudum kollarında,

Gözlerinden öptüm hasretle.

Davetsiz misafirin ürkek sokuluşları gibi

Doludizgin dokundu kelimelerim aşka.

Vazgeçtim direnmekten,

Seni mutlu bir düşle birlikte

Göğsümün üstüne bıraktım.

Yasakladım içime ağlamayı,

Kıskıvrak yakaladım gözyaşlarımı.

Birden,

çiçekler açtı parmaklarımın arasında

Eskiyen baharlarım üzgün değildi.

Nasırlaşmış sevdamın dudaklarıyla öptüm tüm sokakları

Kaldırımlar koştu yalınayak,

Uyandı ateş böcekleri.

Sarıldım gölgene bir öpüş gibi

Gökyüzü düştü üstümüze ahenklice.

Güneşin dokunamadığı zamanlarda

Gözlerime saklanıp ısın.

Bir kapı aç utangaç rüzgarıma,

Şefkatli bakışlarla karşıla hüzünlerimi.

Saçlarımı okşarken hatırlat

Yasaklı şarkıların birgün geri döneceğini.

Görmemezlikten gelme içimdeki ayak izlerini,

Aşkın ömrü az, sevginin uzun.

Beni aramaktan korkma,

El pençe duruyor karşında sevdam.

Şimdi içeri al geceyi.

Bir şarkı söyleyeceğim önce

Ardından şiir yazacağım,

Adını bilmiyorum ama sımsıcak,

Yoksa üşürdün dokundukça.

Sana sunacak birşeyim yok sevgimden başka,

Birde tuvalime çizdiğim dudak kıvrımların.

Dilim yetmiyor

Başucumda ki en güzel düşü anlatmaya.

Yasla başını omuzuma,

Dokun tenime

Orada yazılı sevda kelimelerim.

Nefesini tutarak oku beni

Çünkü bu benim masalım.

Zeynep Nilgün Gökçeöz

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...