Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

sabah olmak bilmiyor,

öyle ağır bir gece bıraktın ki bana

vakit; içimdeki derin acıya sızma vaktidir !

nefesinde yükselen ormanlar yanıyor yâr

geceye isini sürdüm ihanetin

tam da ellerin gerek beni sarmaya

oysa parmak uçlarında kavrulur kalbim

duvarlarımda isyankâr bir şiir

bu ev gibi, bu gece gibi, sen gibi susuyorsam, beni anla !

bu vakitlerde sevmek yetmiyor yâr

bundandır; şiirler bitmek bilmiyor

ağırlığını sorma yokluğunun

göğü yıkılmış bir şehir kadar soluksuzum

mavisi çalınmış deniz kadar ruhsuz

şiirsiz kalmış şair kadar acınası

caddelerin yabancısıyım

yankesici gölgelerin tanığı

bütün sokak köpekleri sever beni

oysa kedi leşlerine gözyaşım

beyazına yüzünü çizdiğim dalgalar tuz tanesi avuçlarımda

söküp atasım var beni uğurlarken sarıldığın iskele demirlerini

biliyor musun ? sesine hüznünü yüklediğim martıları vurdular

ipe dizili renkli balonları sapanlıyor içimdeki çocuk

kumdan kaleleri dağıtır gibi baştan sona sildim sınırlarını ülkemin

kız kulesi?ni akdeniz?e taşıdım

anıtkabir? i bodrum?a

hasankeyf?e gömdüm selimiye? yi

yerebatan?ı ağrı? ya diktim

tokat?ın içine sakladım beş minareyi

istiklâl?de bir başımaysam, yalnızlığa düşmedim;

kalabalığı çektim gözlerimden

sus...

el ele gülüşlerimiz geçiyor önümden, duyuyor musun ?

vakit; şiire sığınma vaktidir

sabahında yoksam bil ki acına sarıldım !

ağırlığını sorma yokluğunun.

Arzu Altınçiçek

07 Ağustos 2010

03.18 / kumbaramdaki harfler

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...