Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Bedenindeki diş izleriydi şafağın yorgun titremesi

Bedelini an?larla ödediğin bir gülüşün resmiydi

Başak yeşili gözlerinde nice birikmiş notlar vardı

Peşin ödenmiş yargılardı yağmurunda ıslandığın.

Gövdene aynalar tutardım, kirpiklerin ıslanırdı ansız

Karanlık gecelerin öfkesi delişmen yüreğine saklanırdı

Çelik gibi sulara dalar, öfkelerini tokaçlardın zamansız

Parçalanırdı saatlerin zembereği dudakların aşka yapışırdı.

Giden gelmez dağlarına güneşler doğardı seni özlediğimde

Yalnızlıklara aşina bakışlarım yeşillenir, arardım gülüşlerini

Bir ay düşerdi yokluğuna, yıldızlı bir gece olurdun düşlerimde

Kıvılcımlar taşı eritir, kırmızı bir sarılışın gövdesine tutunurduk.

Uzaktı ellerinin gölgesi, kuşlar salardın sessizliğin yamaçlarına

Çiçekli tarlaydı sana gidişlerim, lastik ayakkabılı çocuk olurdum

En kırık türkülerle sarmalardın seven gövdemi, yolumu bulurdum

Islanırdık bir ikindi yağmurunda, dudaklarımızla aşka dokunurduk.

Bu şiirin hikayesi

Elimizi sol göğsümüze bıraktığımızda, bağrımızdaki koruk acılara yalın ayak daldığımızda, şarkıların derin sızılarıyla avunduğumuzda, günleri parmaklarımızla şaklattığımızda bir sevdayı mırıldanırız seven yüreğimizde. Sözcükler akar, kar taşıyan ırmaklarla denizlere ulaşır. Yaşam gizlenir ay?ın gölgesinde ve ay titrer sevgilinin bedeninde?

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...