Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Alıp başını gittin

hüzün veren hazan yellerince

bir hasret ateşi düştü ki yüreğime

külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu

tutuştu yandı gönül ağacım

yaprağıma acılar üşüştü

kırıldı dudağımdaki mor nenekşe

ardından

kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım

acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü

yüreğime efkar, feryadıma zar düştü

yapraklarıma sarı sonbahar düştü

ırmak olup çağladım

rüzgar olup estim çığlık çığlığa

duydu herkes feryadımı bir sen duymadın

bir sen duymadın Leylim

gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı

gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı

gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı

gidişin dinmeyen gönül iniltisi

gidişin Nijmegen sokaklarında hüzün sisi

gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi

baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti

kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu

kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı

gittin, baharı, yazı, kışı unuttum

yaşamayı unuttum

bir sen kaldın unutmadığım

bir sarı sabır

bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde

yoksun işte; kahretsin

ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum.

Bil ki,

aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım

adını aldığım nefesime yazmışım

Ve şimdi ben

Ve şimdi ben

baharımda karakışta kalmışım

son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda;

dinmiyor bu gönül iniltisi leylim?

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...