Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Hani güneş batarya koskoca bir günü geride bırakıp,
Hani akşam olurda karanlık çöker.
Bir, bir yanmaya başlar sokak lambaları,
Ve bir,bir söner tüm pencereler.
Bomboş bir sessizlik çöker kente,
Yalnızlık başlar.
Uzanırsın o soğuk yatağına,
Hali dünden kalma.
Ellerini başının altına koyar,
Uzatırsın ayaklarını,
Gözlerin takılır gökyüzünde kayan yıldıza,
Bir dilek tutar ağlarsın.
Gözleri gelir aklına ve son bakışı,
Düşlerin karışır o an.
Birden irkilirsin.
Ve hayallerin bir başka geceye kalır.
Kalkar yakarsın bütün ışıkları,
Meydan okurcasına karanlığa.
Bir sigara yakarsın.
Koparırsın bütün perdeleri,
Açarsın tüm pencereleri.
Üfürürsün sigaranın dumanını,
Bozarsın karanlığın yalnızlığını.
Ay nöbetini güneşe bırakır,
Yıldızlar kaybolur birden.
Ve hayallerin,
Bir başka geceye kalır?.
Süleyman ÖZDEMİR