Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Mutluluk ağacımda
sevinç çiçeğimdin bir zamanlar
bir zamanlar bütün dudaklarda şiir
bütün yüreklerde sevgi gülüydün
bak çiçek, çiçek dağlar yine
yudum, yudum sevda
bahar, bahar umut
oysa bir yaralı kekliğim şimdi ben
hep uzakları arar
uçurumlar büyütür gözlerim durmadan
ey benim bahçemdeki sevinç
gönlümdeki hasret
gözlerime yağmur diye düşürdüğüm
acılarıma tipi, saçlarıma kar yağmadan
gel
gel, kırılmadan dudağımdaki son menenekşe
gel ki yüreğine sığınayım
umutlarım sende saklı
ey uçurum çiçeğim
ay beyazım
gülbeyazım
gel
ay koksun mutluluk yine dağlarda
gel
dal kurumadan
solmadan yaprağım
gönül haneme konuk ol
gel
Gün/eş/im
Ol....
Eş/im Ol..
kurusun gözlerimin pınarı artık
bil ki ben sensiz yaşayamam
güvercinim, turnakuşum, gülgüzelim
bu yürek sensiz yaralı
bu can sensiz ölü
bu ses sensiz bir ah!
herkes duydu bu feryadı
bir sen duymadın
yollarda sonbahar rüzgarları esiyor artık
şimdi sana gelecek
ne el, ne ayak, ne de göz kaldı
şimdi seni anlatacak
ne şarkı, ne şiir, ne de söz kaldı
ömür yorgun
gönül suskun
sustuğum
rüzgara
sesimi,
baktığım
uzaklara
gözlerimi taşımaktan
yorgunum...
milyon kere çoğaltıp hüzünleri
sorma, ellerim niye yanar
sorma, gözlerim niye arar
tek mümkünüm sensin
üşüyorum, umudunu bana ödünç ver
umutlarım sende saklı
gel/
Gün/eş/im
Ol....
kurusun gözlerimin pınarı