Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Seni anlamak ne mümkün,

Aşkın ne vakit acı gerçekleri haykırsa

Suskun kalır,

Kadınlığını hatırlarsın.

Ardından ihanet rüzgarları estirirsin gecende,

Kutsal emanetim bedenin, kaderinle izdivaçta,

Yalnızlığın pençesine atıldığın anlardaysa

Mantığın nefse mağlup, can özünse revaçta?

Sana inanmak ne mümkün,

Kadınlık sıranı savıp arzuyla aşk teri döker

Mektup yazar,

Ezildiğimi bildirirsin.

Yaz gününde zemheriye keser kutsal duygular,

Bilmem ki o zaman yüreğin hangi boş savaşta,

Ben kıskançlığın kol gezdiği hain zamanlarda

Umutla ağlarken, hercai sevgilimse koklaşta?

Sana kavuşmak ne mümkün,

Aşkın hasretini çekmiyor artık ışılgözlerin

Dönüşüm yok,

Bir daha gelme diyen sensin.

Çabuk unutulmuş, sevgi adına atılan adımlarım,

Çok yazık kara gözlerimden vuslata akan yaşlara,

?Sen benim, benim erimsin? diyerek sarılışların

Koskoca bir yalanmış meğer, acırım o yıllara?

Seni unutmak ne mümkün,

Silinmez hafızamdan vuslata, murada dair sözlerin

Ölüm olur,

Sevdan biterse deyişlerin.

Dudakların sevgi sözcüklerini mırıldanacak elbet,

Lakin senden çok daha vefalı çıkacak tatlı anılar,

Her şeyinle sevdana teslime koştuğun anları

Gün gelip acıyla haykıracak, fakir dediğin duvarlar?

Sana yaslanmak ne mümkün,

Hiç kurtulmadı ruhum senin ihanet darağacından

Zehir olsa,

Ellerinden içebilirdim.

Oysa şimdi, reva gördüğün acı hicran şerbetini,

Canparçam diye sineme vurup hüzünle içiyorum,

Mahşere bırakıyorum ben bu sevdanın kalanını

Hesaplaşma sonra deyip, sessizce cana gidiyorum

Senle uzlaşmak ne mümkün,

Ruhunu mutlu kılan sevgi nuru koydum kalbine

Aşkla içtin,

Cana can katan sevgimden.

Seneler geçti sense vefasızlıktan vazgeçmedin,

Ardımdan sakın boşuna ağlama ölümsüz varlığa,

Sen beni hiçbir zaman gerçekte sevemedin,

Sahibinle her gece diri diri gömdün kara toprağa

Senle anlaşmak ne mümkün,

Kul hakkını yerken hüzün şerbeti içeceğini

Çok işittin,

Sevgi akan dillerimden.

Er geç geleceksin mecburen helalliğe kapıma,

Gün gelecek çok ağır basacak çobansı sevdam,

Gönül fırtınasından kaçıp da sığınırsan affıma

Belki o zaman biter, arzuladığın kaderinle kavgam?

Sana sarılmak ne mümkün,

Kaderin koynundayken sevdamla neleri yaşadın

Nasıl kıydın,

Umut serdiğim sevdama.

Meğer boşunaymış uğruna tuttuğum aşk oruçlarım,

Gayri mutsuzluk senin kanın, ahımsa rehberin.

Kadınım olsan da demek ki buymuş yaşayacaklarım,

Söyle ey canan, kadınlık tacında mı namus değerin? ...

02 Eylül 2004 Ankara

(Sevginin büyüklüğü, yaşatılan küçük ayrıntılarla tartılır.)

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...