Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Gökkuşağından Çaldım Seni
Sonsuzluğumun adı sende saklı
sende gizledim ben herşeyimi
bilirim bir gelecek var beni bekleyen
bilirim bir gelecek var bizi bekleyen
düşlerim var
ellerine dokunabildiğim,gözlerinde ümidi görebildiğim düşler
etiyle kemiğiyle hissedebildiğim kocaman bir düş
sen nefesini hissedebildiğim en büyük düşümsün benim...
-- -- -- -- --
Üzülür insan ömründen geçen günlere
çünkü; her giden gün ölüme yaklaştırır insanı
her giden gün sonsuzluğun habercisidir
biten günün ardından bir hapistekiler birde askerdekiler üzülmezmiş
sonsuzluğumun adı sende saklı olduğu için, birde ben üzülmüyorum beni eskiten günlerin bittiğine
bilirim her geçen gün beni sana biraz daha yaklaştırır
her geçen gün seni görmek için yeni bahaneler yaratır
sen yaşamayı gerekli kılan tek bahanesin şu gözyaşlarımın içinde...
-- -- -- -- --
Önce rüzgarlar esti
ardından sağanak yağmurlar yağdı ömrüme
ellerimi dudaklarımı kurutan rüzgarlardan korkmadım
ürkmedim beni sırılsıklam ıslatan yağmurlardan
çünkü; biliyordum gökkuşağının yağmurlardan sonra çıktığını
ve sonra;
sağanak yağmurların ardından sen geldin
gökyüzünü renkten renge boyayan gökkuşağı gibi ömrümü boyayıverdin
ben gökkuşağından çaldım seni
umudun mavisini sende gördüm
sende yaşadım aşk ateşinin kırmızısını
zerafetin yeşilini,bağlılığın sarısını sende izledim
sen yağmurlardan sonra gelen gökkuşağımsın sevgilim...
-- -- -- -- --
Varlığımda bir esaret mevcut
belki özgürüm
belki istediğim taşı fırlatabilirim denize
yada ellerim ceplerimde bağıra bağıra şarkı söyleyebilirim ortalık yerde
yinede esirinim işte
benim esaretim sende
ellerimi ellerine ben kelepçeledim
yüreğini yüreğime ben bağladım en çözülmez düğümlerle
sakın bırakma,sakın unutma beni diye
sevgilim,
sensin bana verilmiş en değerli hediye...
(O'na)
Serkan Er