Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
HÜZÜN ÇİÇEĞİM
Bilmem hatırlar mısın?...denize hakim bir tepede eviniz?
Bahçenizde?asmalar, akasyalar, mor sümbüller,
Dağlarda güller ve bülbüller vardı.
Kor gibi yakan gözlerin , çıplak ayakların,
Mağrur bakışın, sen ve ben.
Bir de içimizde, hiç tükenmeyen?sevdamız vardı.
Daha yaşın o zaman , on beş bile değildi,
İnatçı mı inatçı bir yapın, ama sağlam bir bedenin,
Dudaklarda gülücük, kalbimizde?aşk vardı.
Bilmem hatırlar mısın?...ceviz ağaçlarını ?..
Hani?ellerimiz boya içinde kalır da, kumlarla ovalardık.
Ya?balık tuttuğumuz , o küçücük körfezi ?...
Yağmur yağdığı zaman, toprak?
Buram, buram kokar, buhar, buhar tüterdi?
Şimdi ne oldu o güzelim , geri gelmez günlere ?
Zaman mı çok değişti , yoksa bizler mi değiştik ?...
Aradan yıllar geçti, aşkımız unutuldu ,
Gerçekten unutuldu mu dersin ?
O bitmeyen sevdamız , o yanan yüreğimiz..
Edilen aşk yemini unutuldu mu?...
Bilmiyorum ne dersin ? gerçekten ?unutuldu mu ?
Bir akşam bir araba yanaştı?satılmıştı eviniz,
Satılmıştı o bitmeyen sevdamız?satılmıştı bitmişti?
Üç kuruşa dünyamız?gayet iyi hatırlıyorum,
Gözlerin yaşlı, mağrur bakışın bedbin,
Çökmüştü omuzların?
Terk edip gidiyordun, gidiyordun?
Sanki uçarcasına, benden kaçarcasına?
Duydum hemen evlenmişsin?mutlu bitmemiş sonun?
Eşin seni terk etmiş, almış çocuklarını?
İncitmiş seni, kırmış hassas kalbini.
Anlaşıldı yok etmiş , sendeki tüm benliği,
İçin , için bitirmiş , sendeki güzelliği?
Gözlerinde gülücük , hüzünlere karışmış,
Hüzün çiçeği gibi, aynı?benimki gibi.
Ne olur ağlama , benim hüzün çiçeğim ,
Ne olur ağlama?ağlama?
Ağlatma beni, hüzün çiçeğim?.
N.Gökhan SONSEL