Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Sen daha dokunmadan

çekecekler seni kızacaksın

hava alamayacaksın belki

bir anda yutacak seni

sızacaksın kan ter içinde karanlığa

götürecekler seni kalabalıklardan

mavilerden, beton yığınlarının gölgesinden

sesler değecek kulağına

bir dolu bakış düşecek yüzüne

irili ufaklı sırıtacaklar, korkacaksın

-seni anlayan kimse yok-

bir kadının göğsüne yapışacak ellerin

korkularında bir adam saracak seni

ilk kez savunmasız uyuyacaksın

gözlerin kapalı güleceksin

sıçrayacaksın bakışların dilsiz

duyduklarına ses olacaksın

ellerini kullanacaksın ayaklarını çekmek için

kalkmak için ayaklarını

her şeyi tadında tanımak isteyeceksin

elinden alacaklar, bakacaksın

-seni anlayan kimse yok-

onlar gibi olacaksın

yürüyeceksin, güleceksin

yarım yamalak sözlerde güldüreceksin

alaza çalacak bedenin, yanacaksın

acı tatlı renkler yutturacaklar, şaşacaksın

adımların düşecek sokaklara

bahçede bir çemberde mendil bulup

ilk kavganı top peşinde yapacaksın

mızıkçılığı öğretecek oyunların

oyuncaklarınsa vurmayı, kırmayı

-seni anlayan kimse yok-

bir sürü kitaplar yığacaklar önüne

ye iç çalış diye, bunalacaksın.

maviye koşmak isteyeceksin

dört duvar olacak kilidin

geleceğin…geleceğin diyecekler

dünden yarınını örseleyecekler

sen arkadaş isteyeceksin

seçmen için öğretmen getirecekler

çocuk parkları düşleyeceksin

ayakların uçurtma ipine bağlı

-seni anlayan kimse yok-

çalışacaksın…çalışacaksın…çalışacaksın

sınav sınav üstüne

sen doktor olmak isteyeceksin

rakamlar sana küsecek

işletmeci olacak hayat, sen işsiz

birini seveceksin, elde yok avuçta yok

ana bunamış, baba merhum

bir sigarada yakacaksın hayalleri

anason saracak geceni

bir parkta sızacaksın

-seni anlayan kimse yok-

sabah ezanıyla bir kadın ağlayacak

koşacaksın, devrik delikanlılıklar içinde

yırtık elbisesi ve yapış yapış utanç

yanacaksın, sarmak isteyeceksin

korkacak! düşecek omuzların

yaşlı bir çöpçü süpürecek şehri

ellerine bakacasın / ellerine bakacaksın

utanacaksın…cebinde birkaç kuruş

eve varacaksın…dolapta zeytin peynir

ana evlat bölüşeceksiniz fakirliği

-seni anlayan kimse yok-

rengi yitik bir televizyon başında

dünyayı alacaksın evine

dünya ki; kan gölünde yüzer bebeler

açlığın rengi kara, gücün rengi yeşil

o da doğruda yok

bombalar düşecek taze canlara

ana ocağında ağıt, baba ocağında yangın…

bayraklar dalgalanmalı oysa, niye taşınsın dört kolla

Yan komşu bağıracak –hırsız varrr!

Ya hayatı çalan kim?

-seni anlayan kimse yok-

anan ölecek, eşin dostun yitecek

arkadaşların her bir bir yerde

binbir hayat… sevdiğini alsan ne çıkar

yurdun bölüm bölüm,

şehrinde her dil, din, ırk.

kendin kendine yabancı sabahlarda

aynalar ne göstereceğine şaşkın

büyümek… çalışmak için yaşamaktır

biz küssek de hayata, hayat bizden memnun

iş üstüne iş bakacaksın

-seni anlayan kimse yok-

yaldızlar yalnızlığını yıldızlar

danteye de varmadı ömrün

böl topla çarp çıkar – gün yirmibeş olmaz

salamura edilmez kışa yaz

ya sarhoş tekerde

ya kumu çalıntı göçükte

ya maganda kurşunda

apansız gelir ölüm, yaşayamadığını o bile anlamaz…

herkes kendi kaderine mahkum

söyle! doğmak istiyor musun :)

24.6.2007

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...