Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

gecenin konukluğundayım

çoklardan birinde

ben çayımı yudumluyorum/o karanlığı

baş ağrılarımdan dem vuruyorum ona

muzdaripliğim aşmış milleri

homurduyor konuştukça ben

sıktığını hissediyorum dişlerini, paslı raylar geliyor aklıma

en dostumdun hani diyorum, ürkütme dilimi

sende olmazsan?

sende olmazsan, kime anlatacağım beni?

biliyor musun? delirtiyor ses/sizliğin sesi

ürküyorum uğultusundan!

tutamadığım sözlerime bin öfke var bakışlarında

aşamadıklarıma kara kusuyor, katran kar beyazı sanırsın

yazamıyorum diyorum hayli zamandır

yazıyor da yazamıyor/anlatamıyorum

aklımı arama ilamı çıkarmışlar sokaklarda

aptal gülüşlü bir afiş süslüyor duvarları

yakalayana ödül sunmuşlar, bedel bin yıllık saltanata

peki neredeyim ben söyler misin diyorum

varsın bir ömür kavrulayım lavların koynunda

ben bulayım, akıl cellatlarından önce beni!

hangi sokaklara gömdüm güvenimi

hangi caddelere sattım özlemlerimi

hangi yıllara sundum çocuksu düşlerimi

hangi suret-i beşerlere sattım bir gülüş bedeli yedi rengimi

yeter diyorum yeter, azad edin beni!

kahramanları üstüme geliyor hatim indirdiğim kitapların

cümle dünya edebiyatı hükümler veriyorlar infazıma

dolmuş miadlarda beyhude arayışlarım

telaffuzsuz sözcükler cenke çıkmış beynimde

uğulduyor kılıç şakırtılarında kulaklarım

korkuyor muyum? hani yoktu lügatımda?

meydanları da kalmadı erliğin savaşacak

bu ne telaş ki, tedavüle gömülüyor erdemler

düdenler taşmaya yüz tuttu kusacaklar az daha

istifliyorum sözcükleri ansiklopediler sırada

yeni basımlarda mı bulacağım mealini

çok şey değil istediğim, birkaç kelam beş heceye tekabül

bulan varsa, bilen varsa söylesin

yemeden öğün niyetine son kez beynimi!

onur derlerdi adına kaldı mı bileniniz?

saygı gelirdi ardından, koşar adım koşulsuz

erdem, isimlerinde mi kaldı delikanlıların salt

güven vardı hani, el ense cıgara tüttürdüğümüz üstüne, bulunca

dostluk derlerdi galiba, iki başlı, iki hece, kutsaldı

ölümden ötesi yoktu yetecek gücü hani?

bir de..

bir de aşk diyorlardı adına, öyle garip işte tek hece

resti çekti mi dizlerine çökerdi dünya

insan derlerdi hepsine topyekün hani

insanlık!

var mı anımsayan, bilen var mı?

hangi hücrelerde doldurmakta müebbetini

yada çekildi mi çoktan ipi?

sehpalar tekmeye ödedi mi diyetlerini çoktan

peki ben neredeydim söyleyin!

hangi kahrolası zamanlarda harcadım usumu

hangi takvimlere çizik attım şuursuz

hangi akrep kovaladı yelkovanı koşarca

hangi dipsiz yürekleri doldurmaya çalıştım, kör/sağır

neredeydim söyleyin!

çığlıklarım geri dönmekte bana, muhatapsız

gece nerede, bunca susamazdı sabırsız?

aralıyor gözkapaklarını, tüketmiş gücünü hırıltısı bu kez

esniyor kocaman ağzıyla

girip yok olmak istiyorum bir an, geri dönüşsüz

kalırsam, bin yıl zarardır doğaya atıklarım bile

sus diyor

sus ve uyu?

ve tek cümle çıkıyor dişleri arasından, mırıltıya benzer

senin dünyaya gelmen bile hataydı!

sabah olacak şimdi sus ve uyu

saçmalıklarınla bozma ahengini dünyanın, raksını

sus sus ve uyu

araladım dünyaya açılan perdelerimi

gün doğmuş

sabah olmuştu

varken ben yok olan insanlık gibi

ben de yoktum görünürlerde!

yoktum!

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...