Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

sen olmalıydın şimdi

prematüre uygarlıkların çocuğu,sen?

silkinip tozlarından şair mezarlığının

Mezopotamya?da almalıydın soluğu

selam vermeliydin güneşine Amed?in

şehrimin direnen surlarından

Fırat?ta arıtıp ruhunu

Evsel?de dinlenmeliydin bir soluk

Kırklardağın?da yudumlayıp kaçak çayı

ciğer kebabıyla gidermeliydin açlığını

Dağ kapı?da?

Ulu cami?de kılmalıydın namazını

sonra, on delikli köprüden geçip

bana gelmeliydin koşar yürek!

yollarda durup üzümler toplamalıydın bağlardan

ceviz ağaçlarına sapanla taş atmalıydın

çocukluğundan bir ?an? çalıp

sokakta ki çocuklarla bilye oynamalıydın

dalaşmalıydın hatta, yenilince el ense

mızıkçılık yapmalıydın anasını satayım

basmalıydın okkalısından küfrü!

tadını çıkarmalıydın taşın toprağın

yerlerde yuvarlanmalıydın

akşam anandan yiyeceğin köteğe nispet

korkmadan kahkahalar atarak hatta!

sonra aklına ben gelmeliydim birden!

geç kalma korkusu sarmalıydı seni!

uçar yürek gelmeliydin bu kez

yarın olmadan!

geç kalmadan!

solmadan güneş!

düşmeden yaprağı takvimin!

sabahı vurmadan saatler!

bana gelmeliydin?

sen olmalıydın şimdi sen

bugün sevgili/liler günüymüş be sevdam?

yetişemeyeceksin biliyorum

hatta hiç düşünmemiştin bile gelmeyi

hayal bu ya?

umut ya yüreği ayakta tutan?

inan bana, binine bir kuruş almıyorlar

bol kepçe kullanıyorum

mutluluk oyunu diyorlar ya hani?

öylesi işte?

üzülme yeter ki sen

yeter ki fırsat verme kargalara

tünemesinler

benden kalan yerime

yoksunluğumda var say yeter ki beni

hayal et sende ben gibi

bir değil, bin serçe ötüyormuş say yüreğinde

inan ki almıyorlar tek kuruş binine

hayal et

ruhları bile duymuyormuş kargaların

varsın ötsün, onlar çalmaya yüreğini

en tiz sesleriyle maskeli

tüketmeye hepten yorgun ruhunu

kanını emmeye

sen hayal et sevdam hayal et

varmışım gibi?

sen olmalıydın şimdi sen

bugün sevgili/ler günüymüş be sevdam?

eskidenmiş küllerinden doğmaları Anka?nın

tükenmiş sihri yıldızların,ruhları diriltmeye

yakılan gemiler, sürükleniyormuş alabora, okyanuslara

eski camlardan bardak olmuyormuş artık

olacağından değil,

hikayeden benimkisi

boş ver be sevdam boş ver

uzattım gene değil mi?

var selametle oyna rolünü

prematüre uygarlıklarda

yaşarken gir, tozlu şair mezarlığına

mutlu ol, mutlu et, yapay da olsa

nasılsa miladımızın ne öncesi vardı, ne de sonu

demedim say, unut ve git!

dur sevdam! dur gitme!

son bir şey kalmış en dibinde heybemin

şunu al da öyle git?

kim tünemişse

sen kimdeysen bugün

kim düşüyorsa bugün soluna

varsın onun için olsun ama

sevgililer günün kutlu olsun!

ben olmasam da?

14 Şubat 2008 / Sevgililer günün de.../Ankara

Gülten Kahraman

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...