Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
mezarları sevdirirdin hep bana
mermiden gülüşün vardı senin.
seccade koltuğumda öksüz,
dualar korkatı yüreğimde.
yönünü bilemeyen,
sarhoş anılarla yaşarken,
düşlerimde hep,
mermiden gülüşün vardı....
tanrı çizmiş bıçağıyla,
kaderimi alnıma.
kaçak bir mahkum sayarak beni.
kalabalıktan biri olsamda,
korkak parmaklar gösterir beni.
geceler, boğazıma geçirmiş pençesini
geceler, karanlık gözlerle mermi
kusmakta madeni hıçkırıklar
kaçırırken uykumu,
tanırım seni ey ölüm
saklanma...
mermiden gülüşün vardı senin....
gücünü
öfkemden alırken, hayat
sahnesinin yalan dostları,
yalnızlığım, hayatımın tek sırdaşı,
senide kaçırır, bu gürültüler...
volta atarken paranın yoldaşları,
kanaryalarsa hapiste.
seslerine takılmış kirli bir çığlık,
yakıyor mazimin mutluluğunu
gel artık usandım,
saklanma ey ölüm
mermiden gülüşün vardı senin...