Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

1.üçüncü tin:aşk

evler, yollar, ağaçlar yerli yerinde

bir sevgi dolaşır ortalıkta

bir kadın, bir erkek, bir de aşk

üçüncü bir tin, iki ten arasında.

elle tutamazsın, gözle göremezsin

bir üfleyiş gibi uçuşan, yükselen, konan

bir sevgi dolaşır aramızda

ne ilktir ne sonuncusu

ne benimdir ne de senin

uzlaşmak için yaşamla

ödediğimiz bedel: aşk

doğacak, büyüyecek, ölecek

tınlar durur boşlukta, gelir içimize düşer

tutunur sarılırız ona

kirlilikler, yalanlar, oyunlar arasında...

evler, yollar, ağaçlar, her şey yerli yerinde

üçüncü tin, iki ten arasında.

2.neden o?

milyonlarcasından bir kaç yüz

anımsanan, arzulanan.

ama bir kaç yüzden yalnız seni seçerim

yalnız seni severim.

öyle titiz ki seçimim, tek seni severim.

nice rastlantılar, nice şaşırtıcı, nice nice

bir büyük bilmece.

neden seni arzuluyorum, neden?

bir gölge, bir silüet, bir nefes, bir ses.

bedeninin neresi, hangi parçan

küstah dudakların mı, gözlerin mi, neyin?

teksin, yeganesin, biriciksin

adlandırsam dile gelmez çekiciliğin

sözler uygunsuz kaçar

dilim söylemeyi dener

boş sözcükler türetir, keser.

kusursuzsun gözümde

seni seviyorum çünkü/seni seviyorum.

büyülendim, işte tam olarak budur.

hangi çağrın, hangi parçan, hangi rastlantı

adı yok, sana divaneyim, deliyim.

sevilmek istediğim gibi

severim seni.

adı yok işte, bu aşk!

3.sunumlar

mürekkeple işledim sesinin resmini

kalemle seslendim kuyulara laaal!

kırk parça sesim, geeelll!

ayağı bağlı yılkı atım, hem bağlı, hem hür

gözyaşım gür

ne yaşanacak hal var ne gidecek

ne ölüm beğenir beni artık ne yaşam.

sen olmasan ey ışık

gözlerimi yak/ bu karanlık adaletsiz

mavim kirlendi

sabitledim boncuk boncuk adını, gel.

sokakların çıkarı kendine, en bilinmezi apaçık

çık yola çık artık/gök balçık

yer/yüzü yüzsüzce aydınlık.

gel.

4.yok oluş

yok oluş ne ki eriyorum

şöyle bir bakıp kaçıyorum ölüme.

bazı bazı mutluluk, bazı bazı incinme

ölmüyor bedenim, ama ölüyor gibiyim.

ölümde bile yer kalmamış bana

artık hiç bir yerde.

bir tek o, o, o,

ondayım, onunla yaşıyorum

hiç bir yerdeyim

ne bende, ne sendeyim, ne ölümde.

bedenim kanamıyor ama

sızmayan bir kanama ılık ılık

bıraktım kendimi akışa

ben neyim, neyim, neredeyim

allaha yakın, her şeye uzak!

bu aşk!

5.uzakta

sen oradasın, kımıldamadan duran.

sevilensin.

bir ara gidiyor gibi yapıyorum

ama yine de kalan benim.

giden sensin!

hep giden, hep göçen, hep kaçansın!

öyle oturmuşum

hazırım, bekleyenim, sevenim.

kadınım, oturganım, sadığım.

zamanım çok, ilmek ilmek

iplik iplik zaman

avcısın, yolcusun, denizin dalgasındasın.

nal sesinde, uzaktasın.

özleyen ben, özlenen sen.

kadınsıdır özlemek

özle/sen acı çekersin

aşıksan dişileşirsin.

6.içimde

unuturum arada bir, unutmasam ölürüm.

katlanırım uzaklığa

herkese herşeye uyar giderim

alışırım yaşama, alışkanlıklara.

çabucak uyanırım ama.

bir sözcük alışıldık, bir name hüzünlü gelir,

soluğum kesilir yetmez.

kuruyan, sararan, bükülen

bir resim olurum hemen.

burada değilsin/seni istiyorum

buradasın/yine seni istiyorum

içimdesin/daha yakıcısın

hem yoksun/hem çoksun

arzuyla açtım kollarımı

dolmuyor asla gelsen bile.

sığınsam da kalabalıklara

avutmuyor sesleri

hırsı, rolleri başkalarının.

dönüşünü bekliyorum.

uzaktasın!

yoksun!

varsın!

7.itirazlar

mutluyum, ama üzgünüm

aynı zamanda hem mutlu hem mutsuzum.

ne yeniğim, ne yengiye çıkarım.

''bu aşk biter'' diyorlar

biterse aşk değil midir?

sürerse aşk mıdır?

gözden düşürmelere, kanıtlara kulaklarımı tıkarım.

aşkın yürümeyen herşeyinin karşısına

kesinlikleri çıkarırım.

seçenek bozgunsa da mantığım başka söyler bana

doğrunun yanlışın dışında başka bir yerdeyim

aşktayım, aşktanım, aşktan yanayım.

rastlantılara atarım kendimi

rüzgarın önünde yaşarım

inatla inatla, yönlenirim aşka

başa çıkılmaz aşkla.

aşktayım, aşktan yanayım.

8.bozul(n) ma

kusursuzluğun ortasında minicik bir bozunma.

çürümenin izi, bir ufak nokta

birdenbire bir hareket,

bir sözcük, bir giysi.

dümdüz dünyalı o!

gündelik ve sıradan işte.

sakın bayağı bir varlık olmasın?

o ince, o özgün muhteşemlik nerede?

sevilen o değil miydi?

nasıl da ilkel çabaları,

kapılmaları ne iğrenç günlük işlere.

gördüğüm sadece anahtar deliğinden bir sahneymiş.

daha istekli, daha sıcak başkalarına.

birdenbire bir başkasıdır artık

bir yabancı o.

artık çiçekler değil, kurbağalar çıkar ağzından.

büyü bozulur.

yitirmekten de acı bu.

saygısızca büyür, büyür horgörü.

aşk mı bu?

aşk bu mu?

9.üçüncü tin:nefret

bir kadın, bir erkek, bir de nefret

üçüncü bir tin, iki ten arasında.

soluk bir nesnedir artık o, sahnenin ortasında

tapılır, övülür, buhurlanır, sövülür.

içi doldurulmuş bir kuş gibi

yolunur tüyleri, boşaltılır içi.

ve vazgeçilir bir gün, karar verilir

yas başlar, ağıtlar ağıtlar yakılır

aşkın yüceliğinde eritilir o

kızgın demirlerle dağlanır.

bir keşiş, bir ermiş gibi

''yasımı tutacağım, kapanacağım içime''

10.özdeşleşme

''ben aslında aşkı sevmiştim''

şunu ya da bunu yitirdiğime değil

ben aşkı yitirdiğime ağlarım.

çılgınca sevenlerle yanyanayım

yollardayım artık, aşk yolcusuyum

tanırım yolcuları, tanış olurum.

bir zincirle bağlanır gibi

aşıklar kervanına katılırım

ben aşkım.

11.yorgunum

yoruldum.

yayı geren kol da yorulur bir gün

örtün üstüme toprağı

baharlar açsa duymam.

yoruldum

aksa da boş çağlayanlar, çeşmeler

kırık testilerimi koydum pınar başına.

yoruldum

bir uzun bir kısa hecelerden

uzun bir soluk alsam

ölüme yetişir ucu

aşk doğmadan yazılmış alnımıza

nafiledir arayışım burada.

kavuşmak isterim sonsuz aşka.

yoruldum

güneşin gündüz parlamasından

ayın geceleri ışımasından

gökyüzü olmak vardı.

yoruldum

yaşam aşk için ne uzun.

12.bu böyle sürmez

bu böyle sürmez, ama yine de sürer

her şey biter, ama hiç bir şey bitmez

böyledir yaşam.

düşersin yedi kez, kalksarsın sekiz kez

hacıyatmaz gibiyiz.

aşkın coşkulu düşü çınlar yine ortalıkta

sen ötekim/neredesin söyle bana?

yokluğun/ varlığımın anlamı.

varlığın/hiçliğimin.

bütün aşkları istiyorum.*

evler, yollar, ağaçlar, her şey yerli yerinde.

üçüncü tin dolaşır aramızda.

bir üfleyiş gibi...

Nurdan Ünsal

(ekim 2002-aralık 2006, kırpık şiirler)

*küll'e aşık olanlar cüz'e itibar etmez

cüz'e meyleden küll'ün isteyicisi değildir...Mevlana

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...