Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Giden baharı gelen yazda gördüm
Ne hazana ne yaza benziyordu
Solgun yüzüne bakıp bakıp durdum
Geçen bahara selam söyle hayat
Ne yaprağına ne de gülüne erdim
Zümrüt mevsimin solduğunu gördüm
Belki de düş-tü şu gönlüme derdim
Geçen bahara selam söyle hayat
Yare sunacak çiçeği de yoktu
Salkım dikeni meyvesinden çoktu
Dalı goncasız fidanı buruktu
Geçen bahara selam söyle hayat
Neler ummuştum oysa ki ben ondan
Ferah bulacaktım mis kokusundan
Kalkmayacaktım derin uykusundan
Geçen bahara selam söyle hayat
Kaynağı kuru pınarları susuz
Kuşlar kurnada perişan kuşkusuz
Nere yönelsem her gördüğüm mutsuz
Geçen bahara selam söyle hayat
Gökteki güneş yakmış can evinden
Sararıp solmuş ayrılmış renginden
Eser kalmamış revnaklı halinden
Geçen bahara selam söyle hayat
21.07.2005