Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Mesafeler...
Her zaman uçsuz bucaksız mıdır acaba? ...
Mesafe denince,
Ne gelir ki insan aklına? ...
Ne acıtır ki insanın canını uzaklardaki bir sevgili kadar?
Bir gün batışı dalan gözler değil midir uzaklara?
Hani bir yere kadar gözdür ya bu gözler,
Görebildiği en son nokta değil midir,
O gözler için en uzak nokta? ...
Oysa...
Uzaklardan da uzak mesafeler vardır arada,
Uzaklardan da uzakta bir özlenen...
Ulaşılmayı beklenen,
Ya da ulaşmayı bekleyen...
Gözünü korkutur ya mesafeler bazen insanın,
Gözler haddini bildiği kadar gördüğü noktadayken,
Sanki görür gibi o en mesafeliyi,
Akar ya bir damla yaş gözlerinden...
Hani bazen,
Yorulur ya gözler ağlamaktan,
Dayanamaz olur da,
Taşar özlemler yüreğinden,
Gözlerine bir yol bulur da,
Damla olup akar avuçlarına...
Sabretmek,
Bir yerden sonra isyanlara dönüşür ya...
Mesafeler girince araya,
Yüreğe özlemler dolar ya...
Hep uçsuz bucaksız mıdır acaba mesafeler?
Arada dağlar olmasa,
Yollar olmasa arada uzanan,
Ve gözler,
En yakınına dalarsa,
Mesafen bir nefes kadar yakınınsa...
Ama,
O mesafe ötesi asla ulaşılmayacak olansa.....
Mesafeler...
Hep mesafedir ne kadar yakınında da olsa....
Özlemler güzeldir,
Mesafeler sonrası sana da özlem varsa...
Mesafeler...
Güzeldir...
Karşılıklı insanın canını acıttığında...
Karşılıklı gözler daldığında...
Aşka aşk,
Sevgiye değer kattığında...
Mesafeler...
Bazen gerektir aslında...