Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Oturup bir tepeye...
Döndüm yüzümü senin olduğun yere...
Salladım ayaklarımı boşluğa,
Önce bi el salladım sana...
Diğer elimde yeşil bi elma...
Bulutlu muydu ne oraları? ...
Aramıza engel diye konmuş o dağların üzerleri? ...
Yağmurluydu oraları?
''Bak'' dedim,''bak,buraları masmavi...''
Sen...
Sen pek sevmezdin yağmurları...
''Yağdır Allah'ım...Ver Allah'ım,ver...''
İnşallah sokaklardadır şimdi,
Kafasına kafasına...
Ver Allah'ım,ver...''
Bir kez ısırdım elmamı...
Daha bi hızlı,daha bi keyifli salladım ayaklarımı...
''Saçında da bi ton jöle vardır inşallah da...
Aksın dursun yüzüne yüzüne...''
''Ver Allah'ım,ver...''
''Çamurlara bassın da,kirletsin o marka pantolonlarını,
Göstere göstere salınırdı ya ortalıkta...
Ver Allah'ım,ver...
Kaldırımlarda koştururken,sıçratsın arabalar çamurlu suları,
Allah'ım alnından öperim o yapanları...''
Bi kez daha ısırdım elmamı...
Salladım ayaklarımı...
Güldüm sonra kendi kendime...
''Yanında sevgilisi de var olsa bari...
Bozulsa da saçları,
Aksa da makyajı...
Telefonuna su kaçsa da arayamasa onu...
Salladım ayaklarımı...
Salladım ayaklarımı...
Hırslandım bir de...
Isırdım elmamı,
Isırdım elmamı...
Al bi de dudağımı! ...
Bitti elmam...
Fırlattım sana doğru...
Sanki gelecekti de alnının ortasına! ...
Olsun...
''Sen ver Allah'ım,veeer...
Kafasına kafasına...
Yağdır Allah'ım...
Berekettir,yağdır Allah'ım...
Romantizmi bari tutmasa...
Koşmasa el ele sokaklarda...
Ver Allah'ım,ver...
En çok onun kafasına kafasına...
Salladım ayaklarımı...
Isırdım diğer elmamı...
Gitme güneş sen oralara...
Biz elma yiyelim senle...
Gitme...
Soyiyim mi? ...
Söylesene...