Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Ben bu geceleri anlayamadım...
Hüznün rengi siyah mı?
Hüznü taşıdığı için mi bu yaptırdıkları?
Gündüz nasıl geçerse geçsin,
İstersen kahkahalara boğul,
Havalara uç mutluluktan,
Gecelerse hep aynı...
Nasıl olduğunu anlamadan,
Engel olamadan,
İstemeden daha,
Her gece,
Her gece...
Yanıyor sazımın bam teli,
Türküler çalınıyor kulaklarımda,
Türküler,sevda kokan,
Türküler...
İçinden ne geliyorsa yap,diyor bir ses,
Bir ses işte,sadece gecelerde,sadece...
Dağları aşası geliyor insanın,
Bu,
O kadar basit geliyor ki gecelerde,
Ki belki de,
Karanlıkta görünmediği için o koca dağlar,
O hasrete bir kat daha hüzün katan,
Uzaklara,uzaktakilere engel koyan...
Geceler...
Neden,nasıl oldu bilinmeden,
O geceler...
Geceye kadar nasıl yaşarsan yaşa,
Yakandan tutar elbet o karanlıklar,
Başlar her gece kendince hesaplaşmalar...
Güneş battığı anda,
Bir hüzün kaplıyor ya,
Var bu gecelerin hikmeti işte...
Hüznün rengi siyah mı?
Hüznü taşıdığı için mi bu yaptırdıkları