Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Bir masalsın sen ey İstanbul,
İki yakası bir araya gelmeyen,
Asırlık bir türküsün,
Yorgun insanların hiç bitmeyen öyküsüsün...
Cihanda bir eşin daha yoktur,bilinir,
Layığındır bu topraklar,bu insanlar,
Bu gökleri delecek kadar şehvetli minareler,
İhtişamıyla Sultan Ahmet,
Galata...
Bu ne endam,bu ne güzellik Kız Kulesi,
Aşığındır martılar,aşığındır mavi sular...
Sokaklarına sığmaz telaşlı insanları,
Hep yetişilecek bir yerleri vardır,
O yer ki İstanbul'un bin bir köşesidir,
O sokaklar ki koca bir tarihi saklar içinde,
Nicesini görmüştür İstanbullusunun,
Nicesini...
Uyku nedir bilmez İstanbul,
Yorgun insanları uyuturken koynunda,
Yorulmaz asla İstanbul...
Aç insanlara tok bir şehirsin artık,
Sevildiğin kadar,nefret de edilirsin,
Ama yine de...Sevildiğin için ey İstanbul,
Suçlusu sen değilsin İstanbul'um,
Barındırdıklarındır elbet aldırma!
Sen asırlık bir tarihsin aldırma!
Dedim ya,bir masalsın sen ey İstanbul,
Asırlardır süregelen,
Asırlarca da sürecek olan,
Bir masalsın sen ey İstanbul! ...