Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Esti de hazan yeli, kırdı kanatlarımı.
Eşeledi yaramı, söz tükendi dilimden.
Bir göründü yok oldu, çekti ayaklarını,
İşte doğuyor derken, güneş kaydı elimden...
Nisan yağmurlarına katan var ya aşkımı,
Bir kerecik bakmadı gözlerimin seline.
Gönlünün yamacından yıktı gitti köşkümü,
Acmadı kül olan, yüreğimin haline...
Ben yine böyle garip doğmuşum taa doğarken,
Bundan sonra gülersem, vatan mı kurtulacak.
Bağ harap,gül tarümar, gece günü boğarken
Vurgun yiyen bu bahar, nasıl vuslat bulacak...
Gözlerin önündeyse, bin kat firkat perdesi,
Ne yandan bakarsan bak, bir tek huzme görünmez,
Nasıl olsa yetecek elbet ömrün vadesi
Aşk solgunu cemalim, bin baharla dirilmez...
Cemile Düzgün